TEVHÎD
İslâm’ın olmazsa olmazı, temel direği.
Bu kelime Arapça'da iki anlama gelir : Allah’ı birleme = monoteizm ve şeyleri/parçaları birleştirme, birleme.
Tasavvufun Vahdet-i Vücutçu ekolü, bu kelimeye iki anlamı da yüklemiş; hatta ikisini aynı görmüştür.
Vahdet-i Vücut, Varlığın Birliği/Tekliği demektir. Onlar, totalde varlığı bir görmüş ve o varlığa Allah’ı da dahil etmişlerdir. Hâlbuki var/lık, en az üç çeşittir : 1) Tek tek var olanların varlığı. 2) Toplam (Küllî) varlık; ki, bunlara mümkün/yaratılmış varlıklar denir, bir de 3) Zorunlu/Yaratıcı Varlık = Allah Vardır ki O, Tevhid’e konu olurken ilk iki tür varlık gibi görülemez. Bu bakımdan Tevhîd, ‘Allah’ın Birliği’dir, ‘Allah’la Bir Olma’ değil.
Vahdet-i Vücut, Tevhîd’i hem Allah’ın Birliği hem de Allah’la Bir Olma gibi görmüş, bence doğru yoldan, Tevhîd’den “sapmıştır”!.
Allah, yarattığı hiçbir şeye de, o şeylerin toplamına da benzemez; O’na denk hiçbir şey yoktur. “O, Ehad’dir, Samed’dir, ‘ve lem yekün leHü küfeven ehad’dir.”
Yorumlar
Yorum Gönder