İNZÂL

Nezele’nin İf'âl babı. “Yüksekten” inmek, “alçalmak”. İnzâl, “indirme”. Nüzül, konaklama yeri, tıpta inme. Tenezzül, “büyük” birinin (aslında yüce birinin) “küçüğün” seviyesine “inmesi”.

Bu “inmeler”, zamansal ve mekânsal bir “inmeler” değil. Bizler, zaman ve mekân içinde düşünebildiğimiz için bu “inmeleri” genelde “yukarıdan aşağıya doğru inme” diye anlıyoruz!.

İncelmiş, soyut düşünme yeteneği kazanmış zihinler/zekâlar, bu “inmeleri” başka türlü anlar.

Kur'ân’da nezele ve türevleri, inzâl dahil 293 kez geçer; indirilenler ise :

Su (ve enzelnel mâe)

Kudret helvası ve bıldırcın (ve enzelna aleykümül menne ves selvâ)

Azap (ve enzelna alellezine zalemû riczen)

Sekiz çift mahluk (Koyun, keçi, sığır, deve vb. “ve enzele leküm minel en'âmi semâniyete ezvâc”)

Zikr (nezzelnez Zikra)

Sofra (enzil aleynâ mâide)

Demir (ve enzelnel hadîde)

Âyât-Beyyinât, Kitâb (ve enzelna ileyke âyâtin beyyinâtin; ve enzelnel kitâbe)

Nûr (ve enzelna ileyküm nûran) vb.

Kitab/Kur'ân, “gökten yazılı bir metin olarak” (fî kırtâsin, En'âm 7.) inmedi!. Efendimizin “gönlüne, zihnine, kalbine indi”.

Allah aşkına! bu inmeler “somut inme” olsaydı, gökten/yukarıdan koyun, keçi, sığır, deve, demir vs. iner miydi?!.

Bu “inmeler” başka bir “inme”!.

“İnnâ enzelnâHu fî leyle-til Kadr. = Biz O'nu (Kur'ân’ı) Kadr Gecesinde indirdik/indirmeye başladık.”

Cebrâil’e emrettik! Habîbimizin gönlüne/kalbine indi. Biz de O'na “bildireceğimizi” bildirdik.

Biz herkese her şeyi bildirmeyiz, indirmeyiz!.

Kime ne indireceğimizi biliriz.

Hak edeni de biliriz. 

Biz büyüğüz. Büyüğün de büyüğüyüz. Ekber’iz. (Allah-u Ekber.)!

Biz keyfî hareket etmeyiz. 

Hak edene, “kutsal derdi” olana indiririz.

İndirdiğimizle de onun tüm dertlerini dindiririz.

Ve

“Kutsal Derdi Olanın” Kadri, Kadir Gecesi "aydınlık" olur, fecre döner.!.


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İMAN - AMEL İLİŞKİSİ

MÂÛN NE DİYOR?!.

KİP