KUR’ÂN’DA VARLIK TASAVVURU
Kur’ân’da Varlık Tasavvuru Mutlak Varlık, Bağımlı Varlık ve Helâk Meselesi İnsanlığın en büyük yanılgılarından biri, gördüğü şeyi mutlak sanmasıdır. Oysa görmek, mutlaklık değildir; görünmek, kendi başına kaim olmak değildir. Kur’ân’ın en temel meselelerinden biri tam da budur : Varlığın ne olduğu, neyin gerçekten “kendi başına var” olduğu ve neyin başka bir varlığa bağlı olarak ayakta durduğu. Kur’ân’ın merkezindeki tevhîd yalnızca “bir Tanrı vardır” cümlesi değildir. Tevhîd, aynı zamanda bir varlık anlayışıdır. Yani hakiki ve mutlak varlığın yalnız Allah’a ait olduğunu; diğer bütün varlıkların ise O’nun yaratması, yaşatması ve ayakta tutmasıyla var olduğunu söyleyen ontolojik bir ilkedir. Bu sebeple Kur’ân’daki mesele yalnız “kime ibâdet edilecek?” meselesi değil; aynı zamanda “kim gerçekten vardır?” meselesidir de. A ve B Bu çerçevede varlığı iki düzlemde düşünmek mümkündür : • A : Mutlak Varlık. Kendi kendine kâim olan, varlığı başkasına bağlı olmayan, yaratılmayan, mutlak kudret s...