BELED SÛRESİ
BELED SÛRESİ Bir Beldeden Bütün İnsanlığa Bazı sûreler vardır; ilk bakışta belirli bir zamana, belirli bir mekâna ve belirli bir olaya konuşuyor gibi görünürler. Fakat biraz yakından bakıldığında, o özel bağlamın içinden bütün insanlığa açılan bir kapı olduğu görülür. Beled Sûresi de böyledir. Sûre, son derece somut bir yerden başlar :لَا أُقْسِمُ بِهَٰذَا الْبَلَد = “ Bu beldeye yemin ederim...” Ardından daha da özel bir hitap gelir : وَأَنْتَ حِلٌّ بِهَٰذَا الْبَلَدِ = “ Sen de bu beldedesin.” Ve hemen sonra : لَقَدْ خَلَقْنَا الْإِنسَانَ فِي كَبَدٍ = “ Gerçekten insanı kebed içinde yarattık.” Burada dikkat çekici bir hareket vardır : Belde → Sen → İnsan. Sûre önce bir beldeyi gösterir. Sonra o beldede yaşayan özel bir muhataba döner. Ardından özel muhatabın ötesine geçerek insanın tamamına ulaşır. Yani sûre Mekke’den başlar; fakat Mekke’de kalmaz. Özelden genele, tarihsel olandan evrensel olana doğru açılır. BELDE SADECE HARİTADAKİ BİR NOKTA DEĞİLDİR İlk anlamıyla burada söz konu...