İMAN, SEKÎNETTİR
İman : Kalbi Koruyan ve Hayata Sirâyet Eden Sekînet Epigraf : إِنَّنِي أَنَا اللَّهُ لَا إِلَٰهَ إِلَّا أَنَا فَاعْبُدْنِي وَأَقِمِ الصَّلَاةَ لِذِكْرِي Türkçe Meali : “Şüphesiz Ben Allah’ım. Benden başka ilâh yoktur. O hâlde bana kulluk et ve beni anmak için salâtı/namazı ikâme et!.” 1. İman ve Fenomenal Deneyim İman, sadece zihinsel bir tasdik değil; benliğin tüm katmanlarıyla yaşanan bir hâldir. İnsan, Tanrı’yı tam olarak deneyimleyemez; en yakın olanlar bile O’nun özüne erişemez. Fenomenal deneyim, insandaki Tanrı tecrübesidir. İnsan, bilinenleri yaşar, fakat hakikatin kendisini kuşatamaz; bu sınır, imanın aşkınlığı ve diyalojik yapıyı korur. 2. Diyalojik Yapı : Karşılıklılık İman tek taraflı bir yaşantı değildir. İnsan yönelir, talep eder, açılır; fakat hakiki karşılık ve sekînet O’ndan gelir. Bu diyalog şu veciz ifadeyle özetlenir : “ Bana yürüyerek gelene Ben koşarak giderim .” Fenomenal deneyim, insanın yönelişi ile ilâhî karşılığın kesiştiği noktada yaşanır; iman deneyimi...