FÂTİHÂ’NIN ONTOLOJİK ve TEOLOJİK DERİNLİĞİ
FÂTİHÂ’NIN ONTOLOJİK ve TEOLOJİK DERİNLİĞİ (Varlık Tasavvurundan Tanrı Tasavvuruna Doğru Bir Okuma) Fâtihâ, yüzeyde bir duâ formu olarak görünür; fakat yapısal olarak bakıldığında, varlık tasavvurundan Tanrı tasavvuruna ve oradan yeniden varlığa dönen kapalı bir anlam döngüsü kurar. Bu döngü lineer değil; iç içe geçmiş iki eksen arasında sürekli çalışan bir gerilim alanıdır : Ontolojik eksen (= varlık) ve teolojik eksen (=Tanrı). Bu nedenle Fâtihâ’yı ne sadece teolojik bir metin ne de sadece ontolojik bir çerçeve olarak okumak yeterlidir. O, bu iki alanın birbirinden ayrılamadığı bir kesişim metafiziği üretir. 1. ONTOLOJİK DERİNLİK : VARLIĞIN KATMANLI KURULUMU Fâtihâ’nın ilk yarısı, varlığı “nötr bir sahne” olarak değil, anlam yüklü bir yapısal bütünlük olarak kurar. Burada kullanılan ilâhî isimler, Tanrı hakkında bilgi vermekten önce, varlığın nasıl örgütlendiğini gösterir. a) “Elhamdü lillâhi Rabbi’l-âlemîn” : Varlığın Merkezlenmesi “Âlemler” çokluğu temsil eder; “Rab” ise bu...