HAYAT ATI VEYA HAYAT VE AT
HAYAT ATI VEYA HAYAT VE AT Hayat, bir at. İnsan ona, sonradan “hayat” adını verir. Oysa çoktan binmiştir. Çocukken, elindeki değnek bir attır. Koşar. Düşer. Yeniden biner. Hayal, ilk eyeridir. Sonra at büyür. Tahtadan olan, etten olana; etten olan, demirden olana dönüşür. At, artık oyuncak değildir. Araba olur. Motor olur. Makam olur. Takvim olur. İnsan yürüdüğünü sanır. Oysa yetiştirilmektedir. Bir yere vardığını sanır. Oysa taşınmaktadır. Hayat atı onu, sabahlarından akşamlarına, gençliğinden yorgunluğuna, arzularından pişmanlıklarına taşır. Bazen şahlanır, öfke; bazen ürker, korku; bazen dizgin kopar, tutku; bazen el değiştirir, iktidar olur. İnsan çoğu zaman atı sürdüğünü sanır. Oysa bazı geceler soru çatlar : Ben nereye gidiyorum?!. İşte o ân, ilk gerçek biniştir. Çünkü insan, yolcu olduğunu geç öğrenir. Dünyaya geldiğini de dünyadan götürüleceğini de geç anlar. Başlangıçta kucağa alınmıştır. Sonunda omuzlara alınacaktır. Arada geçen şeye ömür denir. Bazı atlar vardır, insanı aşağ...