ZOR ZAMANDA DİNDARLIK
Zor Zamanda Dindarlık : Tevhîd, Adâlet ve Tüketim Arasında Bir Duruş Zor zamanlarda yaşıyoruz. “İnsanların üzerine öyle bir zaman gelecek ki, dininin gereklerini yerine getirme konusunda sabırlı davranan kimse, avucunda ateş topu tutan kimse gibi olacak.” (Tirmizî, Fiten, 73; Ebu Dâvud, Melâhim, 17.) Bugün dindarlık, sadece ibâdetleri yerine getirmekten ibaret bir mesele değil; aksine, çok katmanlı bir direnç ve bilinç hâli gerektiriyor. Çünkü insan, artık sadece açık günahlarla değil; anlam kaymaları, yönlendirmeler ve teşviklerle sınanıyor. 1. Tevhîd ve Adâlet : Kök İlişki Dinin sabit değerlerinin başında tevhîd gelir. Tevhîd, sadece “Allah birdir” demek değil; hayatın ölçüsünü tek bir kaynağa bağlamak demektir. Bu ölçünün toplumsal karşılığı ise adâlettir. Tevhîd bozulursa ölçü (mizan) kayar; ölçü kayarsa adâlet bozulur. Dolayısıyla ekonomik ve sosyal adâletsizlik, sadece teknik bir problem değil; tevhîdî ölçünün zayıflamasının sonucudur. 2. Ekonomik Yapı ve Adâletsizlik Modern ekon...