İNTİZÂR
İNTİZÂR : NAZARIN ZAMANA TAŞINMASI VE YENİ MANZARANIN İNŞASI İntizâr, günlük dilde çoğu zaman “beklemek” anlamında kullanılır. Oysa Kur’an’ın kavram dünyasında intizâr, pasif bir bekleyiş değil; hakikate yönelmiş nazarın zaman boyunca korunmasıdır. Bu sebeple intizâr, beklemekten önce güvenmek, sebat etmek ve vazgeçmemektir. İntizâr kelimesi, “nazar” ile aynı kökten gelir. Nazar, yalnız gözle bakmak değildir; varlığı okumak, hakikati aramak ve ilâhî âyetlere yönelmektir. İnsan nazarla mevcut manzarayı görür. Fakat bu görme yalnız zihinsel bir faaliyet değildir; aklın, kalbin, vicdanın ve iradenin birlikte hakikate yönelişidir. Bu sebeple nazarın ürünü yalnız bilgi değildir; manzaradır. Manzara, insanın karşısında duran tarih, toplum, tabiat ve kendi nefsidir. İnsan önce içinde yaşadığı manzarayı görür; onun nûrunu ve zulümâtını fark eder. Hakikate yönelmeyen göz, manzaraya bakar ama onu okuyamaz. İşte intizâr tam bu noktada başlar. İntizâr, mevcut manzaraya teslim olmak değildir. İntiz...