KAYBOLUŞUN EŞİĞİNDE
Kayboluşun Eşiğinde İnsan, tarihte ilk kez aklını başka bir insana değil; bir sisteme, bir işleyişe, bir “daha iyi hesaplayan şeye” devretmenin eşiğinde duruyor. Dün hakikat, çoğunluğun oyuna ve beğenisine bağlanmıştı; bugün algoritmanın sıralamasına, yarın ise “yapay zekâ böyle söylüyor” hükmüne bağlanmak üzere. Bu, teknolojik bir ilerleme yahut tarafsızlık arayışı değil; insanın düşünme, tartma ve sorumluluk alma yükünden yavaş yavaş çekilmesidir. Artık hemen her alan “YZ destekli” yapılıyor : Eğitim, sağlık, hukuk, güvenlik, ekonomi, iletişim… Karar süreçleri YZ ile hızlanıyor, hatalar azalıyor, verimlilik artıyor. Fakat tam da bu noktada sorulması gereken soru erteleniyor : Bu süreçlerde insan nerede duruyor?!. Karar veren mi, onaylayan mı; düşünen mi, denetleyen mi; yoksa yalnızca sistemin ürettiği sonucu uygulayan bir ara unsur mu?!. YZ, insanın yerine geçmiyor; fakat insanın yerini boşaltıyor. Hatırlama yetisi dış hafızalara, muhakeme otomatik modellere, tercih ise öneri sisteml...