BUGÜNE NASIL GELDİK?!
BUGÜNE NASIL GELDİK?! Dünyanın Amaç, Âhiretin Unutulduğu Yolculuk 1. Başlangıçta Ölçü Belliydi Kur’an, insanın dünya hayatıyla âhiret arasındaki ilişkisinin ölçüsünü açıkça ortaya koyuyordu : “ Allah’ın sana verdiklerinden âhiret yurdunu ara; dünyadan da nasibini unutma. Allah’ın sana iyilik ettiği gibi sen de iyilik et. Yeryüzünde bozgunculuk arama. Şüphesiz Allah bozguncuları sevmez .” (Kasas 28/77) Bu âyet, hayatın gayesini ve dünya ile âhiret arasındaki ilişkiyi belirleyen temel bir ölçü sunuyordu. Dünya bir imkân, âhiret bir hedef; hayat ise bu ikisi arasındaki sorumluluk alanıydı. İnsan dünyada yaşayacak, kendisine verilen imkânlardan yararlanacak, rızkını kazanacak, üretecek, öğrenecek, insanlara iyilik edecek; bütün bunları yaparken âhireti gözetecekti. Dünya hayatı değersiz değildi. Onun değeri, hangi amaçla ve nasıl yaşandığından alınıyordu. Bir insanın sevdiği bir işle uğraşırken yemeğini unutması gibi, insan da âhiret hedefiyle meşgul olurken dünyadan nasibini unutmamalıydı...