KURBAN
Kurban : Takvâ Merkezli Pedagojik Bir Ritüel Giriş Kurban, çoğu zaman yalnızca “hayvan kesme” fiiline indirgenmektedir. Oysa Kur’ânî bağlamda kurbanın özü, kesmekten önce yaklaşmak, yakınlaşmaktır. Nitekim “kurban” kelimesinin kökü olan قرب = k-r-b, yakınlık anlamına gelir. Bu nedenle kurban, insanın Rabbine ne kadar yakın olduğunu gösteren ontolojik bir imtihan ve ibâdettir. Kurbanın merkezinde et ve kan değil; teslimiyet, vazgeçiş ve takvâ vardır : “Onların etleri de kanları da Allah’a ulaşmaz; O’na ulaşan yalnızca takvânızdır.” (Hac 22/37) Bu âyet, kurbanın maddî değil, yöneliş/takvâ merkezli bir ibâdet olduğunu gösterir. Çünkü Allah’ın hiçbir şeye ihtiyacı yoktur. O hâlde kurban, Allah’ın ihtiyacını değil; insanın âidiyet ilişkisini veya takvâsını açığa çıkarır. 1. İlk Kurban : Hâbil ve Kâbil İlk kurban, Âdem’in iki oğlu olan Hâbil ve Kâbil ile başladı. İkisi de kurban sundu; birinin kurbanı kabul edildi, diğerininki edilmedi. (Mâide 5/27) Buradaki temel mesele, yalnızca “bir şey...