AFV VE MAĞFİRET GECESİ
Afv ve Mağfiret Gecesi Kadir Gecesi’nin tam vakti bilinmemekle birlikte — inşallah bu geceyi tam vaktinde idrak edebiliriz — bu gece, öncelikle bir afv ve mağfiret gecesidir. Bu yazı, bu geceyi hangi psikoloji içinde ve hangi anlayışla değerlendirdiğimize dair birkaç hususa değinmektedir. Önce yetişme tarzımızdan söz etmek gerekir. Modern eğitim öğretim sistemi, kısacası modern hayat, bizi çoğu zaman tüketmeye ve istemeye programlanmış bir ruh hâli içinde yetiştiriyor. Bu yüzden pek çoğumuz Kadir Gecesi’ni Rabbimizden daha çok şey isteme gecesi olarak görüyoruz. Namazlarımızın sonunda ellerimizi açıyor ve “Yâ Rabbî şunu ver, bunu ver” diye isteklerimizi sıralıyoruz. Oysa bu gecede öncelikle yapmamız gereken şey istemek değil, arayı düzeltmektir. Sanki zihnimizin arka planında şöyle bir kanaat var : Rabbimizle aramız zaten iyi. Bu yüzden de O’nun cömertliğine güvenerek daha çok istemekte bir sakınca görmüyoruz. Yıl 365 gün. Sanki 364 gün Rabbimizle aramız iyi de bir gün (Kadir Gecesi) ...