KİTÂB VE HİTÂB
Kitâb ve Hitâb Kitâb ile Hitâb çoğu zaman birbirinden ayrılır. Kitâb yazılı Metin; Hitâb ise konuşma ve yöneliş olarak anlaşılır. Oysa vahiy düşüncesinde bu ayrım mutlak değildir. Kitâb, Hitâb’ın donmuş hâli değil; Hitâb, Kitâb’ın canlı ve gerçekleşen boyutudur. Hitâb’ın olmadığı yerde Kitâb, yalnızca bir nesneye dönüşür. Raflarda duran sayısız kitap gibi okunur, incelenir, analiz edilir; fakat muhataplık kurulmadığında bir ilişki doğmaz. Bu nedenle vahyin ilk zemini Metin değil, muhataplıktır. “Ey Âdem…” “Ey Musa…” “Ey Meryem…” “De ki…” Bu form, vahyin temel yapısını gösterir : Önce Hitâb, sonra içerik, sonra Kitâb. 1. Kitâb ve Hitâb’ın Ontolojik Birliği Kur'an kendisini “Kitâb” olarak isimlendirir; fakat aynı zamanda baştan sona bir hitâb düzeni içinde akar. Soru sorar, cevap verir, uyarır, hatırlatır, hüküm koyar, karşılık verir. Bu yapı şunu gösterir : Kitâb, yalnızca bilgi taşıyan bir nesne değil; muhatap kuran bir kelâmdır. Bu nedenle : • Kitâb = Sabit form. • Hitâb = Gerçek...