IZZET VE ZİLLET
İZZET VE ZİLLET : İLÂHÎ NÛRA GÖRE İNSANIN KONUMLANIŞI “Onların sözleri Seni üzmesin. Çünkü izzet bütünüyle Allah’a aittir. O, işitendir, bilendir.” (10/65.) Kur’ân’ın izzet anlayışı, insanın başkalarına üstünlük kurması veya kendisini diğerlerinden büyük görmesi değildir. Gerçek izzet, insanın varlığını doğru kaynağa bağlaması ve hakikat karşısında doğru yerde durmasıdır. Çünkü Kur’ân’a göre mutlak izzet yalnızca Allah’a aittir. İnsan, izzeti kendinden üretemez. Makam, servet, güç, şöhret veya insanların takdiri insana geçici bir değer görüntüsü verebilir; fakat gerçek izzet kazandıramaz. Çünkü insan, kendisine ait olmayan bir şeyi mutlaklaştırdığı anda, aslında onun karşısında bağımlı hâle gelir. Allah’ın yerine başka bir şeyi koyan insan, farkında olmadan kendi değerini o şeyin eline teslim eder. Oysa, “ Kim izzet istiyorsa, bütün izzet Allah’ındır. ” ( 35/10.) İzzetin kaynağı Allah’tır. İnsan ancak O’na yönelerek, O’nun belirlediği hakikat düzeni içinde yaşayarak gerçek izzete ulaş...