DÜNYA HAYATININ HAKİKATİ
Dünya Hayatının Hakikati İnsan hem bedenî hem ruhî bir varlıktır; beden ağırlığı, ruh ise hafifliği taşır. Dünya hayatı, insanın fitnesidir; burada her bir insan, ilâhî üflemenin potansiyeliyle bilinç kazanma yolunda sınanır. Hakikatin ateşi insanı yakmaz; yakılan, onun yükleridir : günahları, kibri, tamahı, alışkanlık hâline gelmiş vehimleri; yanan insanın özü değil, sadece bedensel ve ruhsal fazlalıklarıdır. Yanan yükler hafifledikçe, ruhun hafifliği ve nûr açığa çıkar; insan uçar ve semâya yakınlaşır. Bedene ve dünyaya yatırım yapanlar, üstelik bunu günahla yapanlar, yükleri ağır olanlardır; bunlar dünya hayatına çakılırlar = ehlede ilel ard, yani âhiret bilincinden yoksun yaşarlar ve esfele sâfilîn zümresine dahil olurlar. Burada, toprağın üstünde yaşayan bu nankörlerin belki de çoğu, ötede toprak olmayı ve topraktan daha da aşağı düşmeyi arzulayacaklar. (Bknz. 78/40) Esfele sâfilîn olmaklığın fiilî ispatı (göstergesi) bu olsa gerek. Dünya fitnesinde mal ve evlât, insanı sınayan...