SINIR
Sınır İnsanın bilgi, bilinç ve algı dünyasında hayâl, rüya, vahiy ve kehânet gibi farklı eksenler vardır. Rüya, uyku hâlinde ortaya çıkar; kişi burada çoğunlukla pasif bir alıcıdır. Mesaj çoğu zaman bilinçaltına düşer, fenomenle muttasıl değildir ve imgeler kopuktur. Hayâl-i munfasıl ise uyanık veya yarı uyanık hâldeki aklın kurgusudur; burada fenomen nümenden kopuktur, vehim ve fantezi içerir. Burada akıl da formatlı olduğu için doğru sezgiye ve doğrudan gerçekliğe bağlanma yetisi sınırlıdır. Buna karşılık hayâl-i muttasıl, uyanık bilinçte aktif olan ve fenomenle nümenin doğrudan bağlantılı bir hayâlidir. Onun imajı, vahyin bilinçli temsili gibidir; gerçekliği taşır ve mesajın doğru biçimde kavranmasına imkân verir. Bu bağ, hem bu deneyimi yaşayan hem de onu gözlemleyen için bir güven ve sezgi alanı oluşturur; bunlara vehim ve kötü etkilerin karışmasına izin vermez. Öte yandan kehânet, bilinmez veya kötü güçlerle kurulan bağları temsil eder. Bu hâl, hayâl-i muttasılla kesişim ve karış...