ÂYET OKUMA
ÂYET OKUMA Kur'an’ın ilk emri olan “İkra’!” (Oku); bu, sadece harfleri çözmek veya bilgi edinmek değildir. Çünkü emir tek başına “İkra’!” değildir : “İkra’ bismi Rabbikellezî halak. = Yaratan Rabbinin adıyla oku.” (96/1.) Burada Kur'an insana yalnızca bir Metin değil, bir okuma biçimi öğretir. Mesele sadece okumak değil; neyi, nasıl ve hangi nispet içinde okunacağıdır. İnsan da bir âyettir. Hatta insana en yakın âyet, yine insanın kendisidir. İnsan kendi yaratılışına baktığında bir nutfeden yaratıldığını görür. Fakat aynı insan, bu başlangıcı unuttuğunda kendisini olduğundan büyük görmeye başlar : “İnsanı nutfeden yarattı; bir de bakarsın apaçık bir hasım oluvermiş.” (16/4.) “İnsan, apaçık bir hasım kesiliverdi.” (36/77.) Demek ki problem âyetin yokluğu değildir. İnsan kendi varlığında duran en yakın âyeti bile yanlış okuyabilmektedir. Asıl mesele, okuma problemidir. Modern insanın krizi, âyetlerin kaybolması değil, âyet okuma krizidir. İnsan : Nutfeyi görür ama aczi görmez. Öl...