BEDİR, UHUD VE TEBÜK

Bedir, Uhud ve Tebük

Bedir : 17 Ramazan 624.

Uhud : 11 Şevval 625.

Tebük : Recep-Ramazan 630.

(Lütfen Nisâ Sûresinin, 71 ilâ 87. âyetlerini okuyunuz.)

Bugün 17 Ramazan 2026. Bedir savaşı, bundan 1402 yıl önce yapıldı. Hicretin 2. yılı. Müslümanlar ekonomik olarak henüz toparlanamamışlar ama sağlamlar. Sayıları 300. Düşman 1000 kişi ve donanımlı. Sonuç : Kesin zafer.

Uhud’daki sayı 1000’e 3000. = 1/3. Yaklaşık Bedir’le aynı ama Müslümanlar Bedir’deki gibi sağlam değil. Sonuç : Ma’lum.

Tebük, Medine’ye 700 km uzaklıkta. Müslümanların sayısı 30.000. Bu savaş Bizans’a karşı yapılan bir savaş; çoğu Müslümanlar bu savaşa ganimet için katılır; Kâ’b b. Mâlik, Mürâre b. Rebî’ ve Hilal b. Ümeyye gibi bazı sahabeler bu savaşa katılmaz; “bu sıcakta savaşa mı çıkılır?!”, derler. (Bknz. 9/81.)

Bu savaşların ayrıntısına giremiyorum ve şu soruyu soruyorum : Rabb-ül Âlemin, isteseydi Müslümanları savaşsız da muzaffer kılamaz mıydı; veya düşmanı “başka türlü” (deprem, sayha, salgın, vb. şekillerde) de mahvedemez miydi?!. Nitekim Ebrehe’nin ordusu, kuş sürüsü ile mahvedilmişti.

Kesinlikle ederdi.

Niye etmedi de Müslümanlara savaşı farz kıldı?!.

Savaşla da denemek için. = Kimin malı ve canı dininden daha kıymetli, kimin dini daha kıymetli, bunu göstermek için.

Bu yüzden siz (tarafsız) durun = kalın, Ben sizin yerinize hâllederim, demedi.

Bugün de, yaşanan olaylar sebebiyle bazı Müslümanlar : Allah’ın yardımı ne zaman veya Allah bu Müslümanlara niye yardım etmiyor?! diye soruyorlar.

“Sizden önce gelip geçen (Mü’min)ler gibi, siz de sıkıntı çekmeden cennete girebileceğinizi mi zannediyorsunuz?!. Onların başına öyle ezici sıkıntılar ve katlanılmaz zorluklar geldi ve öylesine sarsıldılar ki, Mü’minlerle birlikte Elçileri de : Allah’ın yardımı ne zaman?! diye feryat ediyordu. Gözünüzü açın, Allah’ın yardımı yakındır!.” (2/214.)

اَمْ حَسِبْتُمْ اَنْ تَدْخُلُوا الْجَنَّةَ وَلَمَّا يَأْتِكُمْ مَثَلُ الَّذ۪ينَ خَلَوْا مِنْ قَبْلِكُمْۜ مَسَّتْهُمُ الْبَأْسَٓاءُ وَالضَّرَّٓاءُ وَزُلْزِلُوا حَتّٰى يَقُولَ الرَّسُولُ وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا مَعَهُ مَتٰى نَصْرُ اللّٰهِۜ اَلَٓا اِنَّ نَصْرَ اللّٰهِ قَر۪يبٌ

Bizler, sıkıntı çekmeden yardım gelsin diye bekliyoruz. Gelmez. Gelmeyecek; aksine sıkıntı gelecek. Az kaldı. Sıcak/cehennem bize yaklaşıyor.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

MÂÛN NE DİYOR?!.

İMAN - AMEL İLİŞKİSİ

KİP