ŞATAFATLI ÇÖKÜŞÜN AYAK İZLERİ
Şatafatlı Çöküşün Ayak İzleri
Bundan beş yıl önce (15 Eylül 2021) bu blogda, insanı insan yapan iki temel unsurun akıl ve ruh olduğunu; bu bağ koptuğunda geriye sadece insanı hayvanî bir düzleme indirgeyen nefsin kalacağını yazmışım. Bugün, o gün yazdıklarımın ötesinde, insanlığın kolektif bir ‘şatafatlı çöküşe’ sürüklendiğine şâhitlik ediyorum.
1. Araçsal Akıl ve Şeytanîleşme
Bugün akıl, ruhun rehberliğinden tamamen kopmuş durumda. Bilim ve teknoloji, artık hakikate ulaşmanın değil, dünyevi güç elde etmenin ve nefsi tatmin etmenin birer aparatı haline geldi. Akıl, ruhun (vicdanın) sesini susturduğunda araçsallaşır. Bu durum aklın şeytanîleşmesi = hakikati örtmesi, zulmü meşrulaştırması ve katliamlara teknolojik kılıflar uydurmasıdır. Gazze’den Ukrayna’ya ve İran’a, dökülen masum kanları bu ruhsuz aklın mühendislik başarısıdır!.
2. Kutsal Maskeli Nefis Savaşları
Dünyadaki egemen güçler, savaşlarını ‘kutsal bir dava’ ambalajıyla sunuyorlar. Oysa gerçekte ne İsrail, ne ABD, ne de Rusya kutsal bir amaç gütmüyor. Kutsallık, nefislerin (iktidar hırsının) üzerini örten kirli bir maskedir. İnsanlık, Allah’ı unuttuğu için kendi hakikatine yabancılaşmış (= nesullâhe fe-nesiyehüm enfesehüm) ve kendini bir ‘eşya’ gibi görmeye başlamıştır.
3. Şatafatlı Çöküş ve Mâbetlerin Boşluğu
İmparatorluklar ve medeniyetler, ruhlarını kaybettiklerinde dış görünüşlerini (şatafatı) parlatırlar. Bugün mabetler fiziksel olarak mâmur ve dolu, ancak içleri hidâyet ve ahlâk bakımından harabe. Eğer bir rükû, bir âmin veya bir ritüel sokağa adâlet ve merhamet olarak yansımıyorsa; o akıl hâlâ tatile çıkmış, o ruh hâlâ uykudadır. Ruhsal âyinlerle, eyleme dökülmeyen âminlerle bu kirlenmiş dünyayı temizleyemeyiz.
4. Öldüğümüzde UYANACAĞIZ
Şu ân yaşadığımız bu kirlilik, devasa bir illüzyon ve toplu bir uykudur. Ama unutulmasın, bir gün gelecek herkes ölecek. Ölüm, fenomenal (= maddî) dünyanın mutlak çöküşüdür. O ân geldiğinde hepimiz uyanacağız.
• Dünyada aklını nefsinin avukatı yapanlar, şatafatla gerçeği örtenler büyük bir acıyla ‘eyvaah!’ diyecek.
• Aklını ruhuyla birleştirip, her türlü çöküşün ortasında ‘bağını’ (= kıblesini) koparmayan pek az kişi de sevinecek.
Sonuç : Dibi Görmeden Uyanış Yok Gibi
Görünen o ki, insanlık dibi görmeden aklı başına gelmeyecek. Ancak bilinmelidir ki; dışarıdan bakınca herkes ‘çökecek’ ama bağı (= rabıtası) sağlam olanlar kaybetmeyecek. Bu dünyayı kirletenler kazandıklarını sanadursun; asıl dünya, öldükleri halde çökmeyenlerin ‘ötede’ kuracağı dünyadır.
Tavsiye : Aklınızı tatilden çağırın, ruhunuzla barıştırın ve yönünüzü (= kıblenizi) yeniden tayin edin. Çünkü uyanış, sandığınızdan çok daha yakın.
Yorumlar
Yorum Gönder