TANRI İLE İLİŞKİ

Tanrı ile İlişki

Epigraf : Tanrı ile doğru ilişki, O’nun “acısını ve sevincini”! - ki buradaki acı ve sevinç, O’nun gadabına ve rızasına karşılık gelir -, paylaşmak, varlıklar arası düzeni fark etmek ve buna, epistemik-fenomenolojik düzeyde katılmaktır; bu, özdeşleşme değil, farkındalıktır.

Tanrı ile İlişki : Acı ve Sevincin Paylaşımı

Tanrı ile doğru ilişki, salt bir itaat veya ritüel bağı değildir; o, varlıklar arası anlamlı ve düzenli bir bağdır. İnsan, fenomenal olarak Tanrı’nın dünyasında olup bitenleri yalnızca gözlemlemekle kalmaz; Tanrı’nın “acısını ve sevincini epistemik ve fenomenolojik düzeyde deneyimleyerek” farkındalık geliştirir.

İnsan, Tanrı’nın “acısını ve sevincini”! yalnızca insanî düzlemde, yani empati ve merhamet aracılığıyla deneyimler; bu deneyim, Tanrı’nın özüne veya iradesine doğrudan katılmak anlamına gelmez. Tanrısal düzlemde bu deneyim, insanın farkındalığı ve Tanrı’nın gadâbı (Tanrı’nın hoşnutsuzluğu) ve rızası (memnuniyeti) kavramlarıyla sembolik olarak paralellik gösterir; insan, Tanrı’nın bu yönlerini fenomenal ve epistemik düzeyde fark eder, ama O’nunla ontolojik olarak özdeşleşemez.

Bunu etimolojik ve kavramsal bir hat üzerinden açıklamak mümkündür :

Passion / Passio : Yoğun duygusal deneyim; acı veya sevinç olarak yaşanır.

Pathos / -pathy : Duygunun başkasıyla ilişkilendirilmesi ve paylaşılması.

Empati (= empathy) : Başkasının duygusunu içselleştirerek paylaşmak; burada insan, “Tanrı’nın acısını hissedebilir veya sevincine” ortak olabilir.

Sempati (= sympathy) : Duyguyu anlamak ve ona duyarlı olmak; kişi, Tanrı’nın deneyimlerini gözlemleyerek bağ kurar.

Compassion (= com-passio) : Birlikte hissetmek; insan, hem Tanrı’nın acısına hem de sevincine duyarlıdır.

Composition : İnsan, varlıkları ve duyguları anlamlı bir düzen içinde görür; Tanrı ile ilişkisinde düzeni, uyumu ve bütünlüğü fark eder.

Bu perspektife göre Tanrı ile ilişki, iki eksenli bir ilişkidir :

1. Negatif eksen : Acı ve günah : İnsan, Tanrı’nın düzeninde O’na karşı gelerek sarsıntı hisseder.

2. Pozitif eksen : Sevinç ve iyilik : İnsan, Tanrı’nın düzeninde O’na itaat ederek varlıkla uyum içinde iyiliğe katılarak sevince ortak olur.

Ancak, burada kritik bir sınır vardır : Bu birlik sadece epistemik ve fenomenolojik düzeyde kalmalı, ontolojik düzeye taşınmamalıdır. Vahdet-i Vücûd’un ontolojik yorumu bu sınırı aşar ve metafizik sapma veya tasavvufî kayma riski doğurur.

Sonuç olarak, doğru ilişki, “Tanrı’nın arzularını”! paylaşmak, “acısını ve sevincini” hissetmek, varlıklar arası düzeni fark etmek ve buna katılmaktır. İnsan burada Tanrı ile özdeşleşmez, sadece aktif bir farkındalık ve katılım geliştirir. Bu yaklaşım, insana empati, sempati, merhamet ve düzen farkındalığı yoluyla güvenli bir hayat sunar ve yaşatır.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

MÂÛN NE DİYOR?!.

İMAN - AMEL İLİŞKİSİ

KİP