İNSANIN VARLIK ONTOLOJİSİ

İnsanın Varlık Ontolojisi

İnsan ve yaratılmış varlıklar, varlık düzleminde Halq–Öz–Sûret–Ruh zinciri üzerinden anlaşılabilir.

Halq : Yaratma fiili (genel) İnsan ve diğer varlıklar önce halq aşamasında yaratılır. Bu aşama, yaratıcı kudretin fiilî tecellisidir; henüz algılanabilir sûret veya beden yoktur. Halq, Hâlik’ın zihnindeki sabit âyân-ı sâbite değildir; fiilin hakikî tecellisidir. Bu aşama, tüm yaratılmış varlıklar için geçerli olan genel potansiyeli temsil eder.

Öz/Cevher : İnsan, halq ile yaratıldıktan sonra öz katmanına taşınır. Bu katman, insana özgüdür ve onun fiil, idrak ve kudret potansiyelini temsil eder. Bu öz, henüz algılanamaz; fiilin ve akletmenin kaynağıdır; insanı diğer yaratılmış varlıklardan ayıran manevî ve fiilî kapasiteyi ortaya koyar.

Sûret/Beden : Cevher daha sonra sûrete, yani bedene bürünür. Beden, cevheri ve mânâyı algılanabilir hâle getiren araçtır. İnsan artık hem diğer insanlar hem de çevre tarafından fark edilebilir bir varlık hâline gelir.

Ruh : Bedene hayat, bilinç ve idrak kazandırır; maddeyi mânâya bağlayan taşıyıcıdır. Bu aşamada insan, hem maddede hem manâda tam bir varlık kazanır; daire tamamlanır.

Tahayyül ve Akletme Farkı

Tahayyül, zihnin yaratıcı işlevi olarak kısmi sûretler üretir, anka kuşu, iki başlı yaratık gibi sembolik ve temsili tezahürler tahayyülde üretilir.

Akletme, doğrudan sûrete ihtiyaç duymaz; ruhun ve özün içsel işleyişidir. Tezahürü ancak söz, davranış veya eylem aracılığıyla ortaya çıkar.

Kur’an ve Örnekler

Hz. Meryem’e görünen melek insan sûretinde belirse de, fiil (İsâ’ya hamilelik) sûretin kendisine bağlı değildir.

Hz. Peygamber’e vahiy ggetirirken Cebrail insan sûretinde belirebilir; bazı kişiler sûretsiz algılanabilir ve idrak edebilir. Bu, sûretin yalnızca temsil ve iletişim aracı olduğunu ve fiil ile kudretin kendisinin sûrete bağlı olmadığını gösterir.

Allah ve Nûr

Allah için Nûr kullanılır, ama ruh kullanılmaz. Çünkü Nûr’un sûreti yoktur; O, mutlak hakikat ve öz olarak görünmezdir. Bizler sûretsiz varlıkları algılayamayız.

Ruh, yaratılmışlar için Nûr’un taşıyıcısıdır ve çeşitli sûretlere bürünebilir; mânâyı ve kudreti algılanabilir formlara bağlar.

Böylece sûret, ruh için mümkündür; Nûr için imkânsızdır.

Mahluk Tanımı

Mahluk, ontolojik olarak öz/ellik verilmiş, belli bir şekle/sûrete büründürülmüş ve ruh üflenmiş varlıktır.

Öz/ellik : Fiil ve kudret potansiyeli. (= cevher)

Sûret/Şekil : Algılanabilir form, beden.

Ruh : Fiil ve idrak kazandıran, maddeyi mânâya bağlayan taşıyıcı.

Her mahluk, bu üç unsurun birleşimiyle tam bir varlık hâline gelir; insanın cevheri ise özel olarak idrak ve fiil potansiyeli ile öne çıkar.

Sonuç : İnsan, Halq – Öz – Sûret – Ruh zinciriyle hem maddede hem manada varlık kazanır. Halq ile potansiyel varlık, öz ile fiil ve kudret kapasitesi, sûret ile algılanabilir form, ruh ile fiilin ve idrakin tezahürü sağlanır. İnsan, bu zincir sayesinde hem maddeye hem mânâya aracılık eder; hem görünen hem de görünmeyen dünyada varlığını tamamlar.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

MÂÛN NE DİYOR?!.

İMAN - AMEL İLİŞKİSİ

KİP