DİN ve DİNDARLIK
Din, İslâm. İslâm, Allah’a teslimiyet, Allah’ın emir ve yasaklarına harfiyyen riâyet. Dindarlık, Müslüman olmuş (= İslâm’ı kabul etmiş) kişinin İslâm’ı yaşaması, İslâm’la “temas” kurması.
Dindarlık, dindarın tüm melekeleri ile dini yaşamasıdır. Bu melekeler : Duygu ve akıldır. Dindarlık, sadece duygusallık değildir. Duygusal dindarlığa akıl = bilgi yol göstermezse, bu dindarlık, ya kindarlığa ya da Hristiyanlıktaki gibi aşırı sevgiye (hoşgörüye) yol açar, denge/ölçü kaybolur. Bilgi (= akıl), dindarlığa yol ve hedef gösterir. Dindarda akıl (= bilgi) var, duygu yoksa; o bilginin onda eylem hâlini alması zordur. Dindarda duygu var, bilgi yoksa, dindarın eylemi hesapsızdır, dine zarar verebilir; böyle bir eylem, olsa olsa sadece o eylemi yapan kişiyi tatmin eder.
Bunları niye yazdım?. Gazze’de 7 ayı aşan zâlim, orantısız ve vahşî bir savaş sürüyor. Bu savaş dursun diye dünyanın dört bir tarafında ve ülkemizde toplu ve bireysel tepkiler = protestolar yapılıyor. Son bireysel tepki Urfa’lı bir “imamın”, Diyanet’e bağlı bir turla Kudüs’e giderek orada bir İsrail askerini bıçaklaması ve öldürülmesi. Bu hâdise, ülkemizde ilgili şahsı “şehit” mertebesine yükseltti!...
İşte bu, duygusal dindarlıktır; bu dindarlık “kin”! üretmiştir. Elbet, İsrail ve askerleri amansız düşmandır ama düşmanla bu şekilde mücadele edilmez. Böyle bir mücadeleye, dünya kamuoyu “hainlik = arkadan vurma = aldatma” der. İslâm, böyle bir mücadeleye cevaz vermez. Burada akıl (hesap) yok. Akıl olmayınca da yapılan eylem, eylemi yapan için “doğru” olsa da, uğruna eylem yapılan dava (= İslâm) için yanlıştır.
Bu şahsın imam olması, bizdeki dindarlığın kalitesini de ortaya koyuyor. Başta başka imamlar olmak üzere, genelde kendini dindar (mütedeyyin) kabul eden herkes, bu olaya alkış tutuyor ve ilgili şahsı şehit mertebesine yükseltiyor.
Akılsız dindarlar, bu dine zarar veriyor.
Yorumlar
Yorum Gönder