MUTTAQÎ
Muttaqîlik bir “hâldir” ve o hâle kişi taqvâ ile erer/ulaşır. Taqvâ, düz anlamıyla ‘Allah korkusu’ demektir ama bu korku ile bağlantılı başka korkular da vardır Kitâb’ta; bunların izini sürmek, âdetâ insanın psikolojik/psikiyatrik bir tahlilini yapmak gibidir. Kitâb, korkuyu bir çok kelime ile karşılar.
1) Havf, genelde recâ ile birlikte kullanılır; recâ, umuttur; havfın tam karşılığı “endişedir” (korku değil).
2) Haşyet, saygı içeren korkudur; Huşû, bunun kişideki hâlidir.
3) Vecl/vecil, ürperti (8/2 vb.) demektir.
4) Taqvâ, (haramdan, yanlış yapmaktan, hata etmekten) sakınmadır. (24/52, haşyetle birlikte geçer; daha biçook âyet vardır.).
5) Ru’b, aşırı korku = dehşettir.
6) Rehb/et. (Ruhbanlık da aynı kök), haşyete yakın korkudur; genelde Kitâb’ta Ehl-i Kitâb için kullanılır ve ‘fe iyyâye ferhebûn.’ = “sadece Benden korkun.’ şeklinde geçer; (2/40, 7/154) anlamı : içtenlikle saygı duymak demektir.
7) İşfak, (müşfik de aynı kök), 23/57’de haşyetle birlikte de geçer, incitmekten çekinme/korkma, çook hassas (müşfik) davranma demektir.
8) Feza’, kaygı. (kaygının endişeden, havftan farkı, zarara/kötülüğe daha yakın durmasıdır. 34/51).
9) Vecs (evcese), birden/âniden içe düşen/doğan korkudur. (11/70, 20/67).
10) Rav’/Ravu’n, korkunun geçmesi, sona ermesidir. (11/74).
Bu 10 hâl, kişide farklı derecelerde yaşanır. Bu derecelenmenin kanımca en yüce/yüksek hâli taqvâ’dır; taqvâ, bunları hem düzene sokar hem kontrol eder. Bu hâle gelmiş/ulaşmış kişiye Muttaqî denir.
Yorumlar
Yorum Gönder