SÂBİT ve DEĞİŞKEN
Hakikat - Şeriat - Minhâc : Hâl Dili Merkezli Bir İstikâmet Metni
Giriş
Dinî metinlerin (Kur’an, Hadis, Sünnet) hayattan kopuk algılanması, modern dönemin en derin kırılmalarından biridir. Bu kopuş, metinlerin eksikliğinden değil; onları taşıyacak hâlin zayıflamasından doğmuştur. Oysa vahyin maksadı metin üretmek değil, hayata istikâmet vermektir. Bu metin, söz konusu istikâmeti; hakikat (ilke), şeriat/şir'at (yasa) ve minhâc (yol/teamül) ayrımı üzerinden, hâl dili merkezli bir çerçeveyle yeniden kurmayı amaçlar.
1. Hâl Dili : Metnin Hayata İnişi
Hâl dili, inancın sözden önce davranışta görünmesidir. Tebliğin en sahici biçimi hâl dilidir; çünkü ikna eder, dayatmaz. Kur’an, hadis ve sünnet, ancak hâl diliyle buluştuğunda hidayet üretir. Aksi hâlde metinler çoğalır, fakat yön kaybolur.
Hz. Ali’nin ifadesiyle : “Kur’an konuşmaz; Onu insanlar konuşturur.” Kur’an’ın nasıl konuşacağı, Onu taşıyanın hâline bağlıdır. Bu yüzden metni savunmak yetmez; metnin altına girmek gerekir.
2. Hadis ve Sünnet : Hâlin Kaydı ve Yolu
Hadis, yaşanan bir hâdiseye Resûlullah’ın verdiği canlı tepkidir: söz, fiil ya da bilinçli susuş. Hadis, hâlin kendisi değil; hâlin kaydıdır. Bağlamından koparıldığında sloganlaşır.
Sünnet ise bu tepkilerin süreklilik kazanmış hâlidir; yani hâlin yol hâline gelmesi. Sünnet, donmuş bir gelenek değil; istikâmetli yürüyüşün çekirdeğidir. Bu nedenle sünnet, şekil toplamı değil; yaşanmış rehberliktir.
3. Üç Soru - Üç Katman
Dinî düzeni sağlıklı kurabilmek için üç temel soruyu ayırmak gerekir :
- Niçin?!. → Hakikat (İlke)
- Nasıl?!. → Şeriat / Şir'at (Yasa)
- Hangi biçimde, hangi yoldan?! → Minhâc (Teâmül/Yöntem)
Bu ayrım yapılmadığında ya ilke kurala boğulur ya da kural ilkesizleşir.
4. Hakikat (İlke) : Değişmeyen Anayasa
Hakikat, ilahî maksatlardır : Tevhîd, adâlet, emânet, maslahatı gözetme, zulmün reddi. Klasik literatürde küllî maksatlar (makāsıd) olarak anılan bu ilkeler değişmez. Değişirse hakikat olmaktan çıkar. Bu katman, dinin anayasal boyutudur.
5. Şeriat / Şir'at (Yasa) : İlkenin Hukuk Diline İnişi
Şir'at, ilkenin “nasıl” sorusuna verdiği bağlayıcı cevaptır. Toplumsal düzen kurar; fakat mutlak form değildir. Toplumlar, tehditler ve imkânlar değiştikçe yasalar da değişebilir. Bu değişim ilkesizlikle değil; aksine ilkeye sadakatle olur.
Mâide 48’deki ifade bunu teyit eder : “likullin ce'alnâ minkum şir'aten ve minhâcâ.” Yani yasalar farklı olabilir; çünkü hayat farklıdır.
6. Minhâc (Yol/Teamül) : Yürüyüşün Biçimi
Minhâc, yasanın hangi araçlarla, hangi yöntemlerle, hangi kurumsal formlarla uygulanacağını belirler. Bu alan, en değişken, en yerel ve en tarihsel alandır. Minhâcı mutlaklaştırmak taklit, yok saymak dağınıklık üretir. Sağlıklı olan, ilkeye sadık ama zamana konuşan bir minhâcdır.
7. Gelenek mi, Gelen-Ek mi?!.
Sünneti “gelenek” olarak dondurmak, onu hayattan koparır. Oysa sünnet gelen ektir : Asıldan gelen, fakat her çağda eklenerek yürüyen diri bir süreklilik. Aynı yolu yürürüz; ama aynı zeminde ve aynı şartlarda yürümeyiz.
8. Kur’an’ı En İyi Konuşturan Efendimizdir
Hz. Âişe vâlidemizin ölçüsü mihenk taşıdır : “Onun ahlâkı Kur’an’dı.” Resûlullah Kur’an’ı okuyan değil, Kur’an’la yaşayan, Kur'an'ı ahlâk kılan idi. Kur’an’ı en iyi konuşturan O’dur; biz O’na ne kadar benzersek, Kur’an bizde de o kadar doğru konuşur. İşte Kitâb + Sünnet = "Etîullâh ve Etîur Resûl" budur.
Sonuç : İstikâmeti Diriltmek
Özetle :
- Hakikat (ilke) değişmez.
- Şeriat/şir‘at (yasa) değişebilir.
- Minhâc (yol/teamül) daha da değişkendir.
Bu ayrım yapılmazsa ya anokronizme düşeriz (= geçmişi bugüne zorla taşırız) ya da taklide. (= formu/şekli kutsar, ruhu kaybederiz.) Çözüm, metni çoğaltmak değil; hâli diriltmektir. Çünkü Sünnet, en iyi yaşanırken ve yaşamla anlaşılır. Yaşanan hayattan kopuk bir şekilde Kitâb ve Sünnetle ilgilenmek, sadece retorik/nutuk ve metin/makale/yazı üretmektir. İkisi de para ediyor, sahibine prestij (= sosyal konum, ün-unvan) sağlıyor.
Kâl ehli zebil gibi, hâl ehli mumla aranıyor.
Tahsil eksikliğimiz yok, temsil eksikliğimiz var. Bilen çok, yapan (= bildiği ile amel eden) neredeyse yok.
Yorumlar
Yorum Gönder