MEKKE’DEN MEDİNE’YE STRATEJİK BİR BAKIŞ
MEKKE’DEN MEDİNE’YE STRATEJİK BİR BAKIŞ
GİRİŞ : VİZYON VE MİSYON
Efendimizin (sav) risâlet yürüyüşü, baştan sona tutarlı bir vizyon ve misyon etrafında şekillenir.
- Vizyon : Adâlet.
- Misyon : Adâleti tesis etmek için kavlî ve fiilî mücadele.
Bu iki sabite, Mekke’de de Medine’de de değişmez. Değişen; şartlar, imkânlar, zemin ve buna bağlı olarak strateji ve taktiklerdir. Mekke’de Medine usûlü uygulanamaz; ve Medine’de Mekke usûlüne dönmek, vizyonu berhavâ eder.
I. MEKKE SAFHASI : TEORİNİN TESİSİ (= TAVİZSİZ)
1. Muhataplar
Davet, görünürde en yakın halkadan başlar; fakat hedefi evrenseldir. Yakın akraba çağrısı, kabileci bir tercih değil; Mekke sosyolojisinin zorunlu ilk adımıdır. Ancak davetin özü, kimliğe değil hakikate dayanır.
2. “Ayakkabı Çıkarma” Metaforu
Mekke, bir mabed eşiği gibidir. Mûsâ’ya söylenen “ayakkabılarını çıkar” hitabı, burada ahlâkî bir ilkeye dönüşür: İkbâl, statü, güç ve çıkar ayakkabılarıyla bu mescide girilmez.
Bu yüzden ilk Mü'minlerin çoğu “yalın ayaklıdır”. Zenginlik veya nüfuzla gelen iman, Mekke’de barınamaz; Mekke, imanı arıtır.
3. Hz. Hatice’nin Misyonu
Hz. Hatice, risâletin iç siperidir. Risâlete psikolojik, ekonomik ve ahlâkî destek sağlar. Efendimiz bunu bilmiş ve hakkını teslim etmiştir. Bu destek olmasaydı, davanın seyri bambaşka olurdu; çünkü risâlet, yalnız vahiy değil, aynı zamanda taşıyıcı omuzlar da ister.
4. Ebû Tâlib’in Konumu
Ebû Tâlib, - iman meselesi Allah’a ait olmakla birlikte -, Mekke’de risâletin dış kalkanıdır. Kabile hukuku sayesinde davet ayakta durur. Bu koruma, siyasal bir realitedir ve Mekke stratejisinin bir parçasıdır.
II. BOYKOT : SAMİMİYET TESTİ (= ELEME)
Boykot, sıradan bir baskı değil; Mekke oligarşisinin bilinçli ve çok katmanlı stratejisinin bir parçasıdır.
- Ekonomik tecrit.
- Sosyal yalıtım.
- Akrabalık bağlarının askıya alınması.
Amaç; davayı silahla değil, hayat damarlarını keserek boğmaktır.
Boykot şunu sorar : “Konfor gidince bu din kalıyor mu?!.”
Üç yıl süren açlık ve yoksunluk, imanı temyiz eder. Bu safhada, kalanlar, menfaat değil hakikat tanığıdır. Boykot biter; fakat yıpranma kalır. Ve hemen ardından Hüzün Yılı gelir.
III. HÜZÜN YILI : DAYANAKLARIN ÇEKİLİŞİ
Hz. Hatice ve Ebû Tâlib’in vefatıyla,
- İç siper gider.
- Dış kalkan çöker.
Bu bir ceza değil; geçiş eşiğidir. Beşerî dayanaklar tamamlanmış, artık dava yalnızca Allah’a emanet edilmiştir. Yerden destek kesilir; ardından gökten teselli gelir. (= İsrâ-Mi‘rac.)
Hüzün Yılı, risâletin yalnız geçilen eşiğidir.
IV. TÂİF : NEREYE GİDİLMEYECEĞİNİ ÖĞRENMEK
Tâif bir kaçış değil; alternatif zemin arayışıdır.
- Siyasal himaye.
- Toplumsal taşıyıcılık.
- Mekke dışı bir merkez ihtimali.
Sonuç : Reddediliş, alay ve taşlama.
Ama Tâif’in değeri buradadır : Mekke’nin bittiğini, fakat henüz şehir olmadığını gösterir. O meşhur duâ, bedduâ değil; teslimiyet beyanıdır : “Sen razıysan, Ben razıyım.”
Tâif, başarısızlık değil; stratejik bir berraklaşmadır.
V. HABEŞİSTAN : NEFES ALMA ALANI
Habeşistan :
- Tebliğ merkezi değildir.
- Devlet denemesi değildir.
- Ama davanın boğulmaması için açılmış bir nefes deliğidir.
“Orada bir kral var; zulmetmez” tespiti, imanî değil hukukî-ahlâkî bir tercihtir. Müslüman olmayan bir adâlet, Müslüman olduğunu iddia eden bir zulümden yeğdir.
Ca‘fer’in Necâşî önündeki duruşu, ahlâkın siyasetle imtihanıdır : Taviz yok, sertlik yok, hakikat var.
Habeşistan kalınacak yerdir; ilerlenecek yer değil.
VI. DİNİN DİNLE İMTİHANI
Mekke’de din, insanı müşrikten ayırır. Medine’de (yaklaşırken) din, Mü'mini Mü'minden ayırmaya başlar.
Boykot, Hüzün Yılı, Tâif ve Habeşistan birlikte şunu öğretir : Asıl imtihan, dinin düşmanla değil; dinle sınandığı yerdir.
Maslahat, güç, akrabalık ve iktidar; ilkenin önüne geçtiğinde imtihan başlar.
SONUÇ : STRATEJİK BÜTÜNLÜK
- Mekke : Arındırma ve eleme.
- Boykot : Samimiyet testi.
- Hüzün Yılı : Dayanakların çekilişi.
- Tâif: Stratejik sınırların öğrenilmesi.
- Habeşistan: Kadronun korunması.
Bütün bunlar Medine’ye hazırlıktır. Hicret, kaçış değil; olgunlaşmış bir zorunluluktur.
Davalar çok insanla değil; doğru insanla yürür. Ve bazı eşikler, ancak yalın ayak geçilir.
Yorumlar
Yorum Gönder