BAŞARI & BAŞARISIZLIK
Başarı & Başarısızlık
Başarıda çoğunluk, kriter değildir.
Kur’ân burada çok nettir :
“İnsanların çoğu iman etmez.”
“İnsanların çoğu şükretmez.”
“İnsanların çoğu akletmez.”
Yani azlık veya azınlık, tarihsel bir kaza/kader, organizasyon zayıflığı ve stratejik hata hiç değil; ilâhî bir sabitedir.
Bu yüzden Medine kadrosunun “az olması”, Mekke’nin gücünden değil; imanın bedelinden kaynaklanır.
Mesele, çoğunluğu ele geçirme, seçim kazanma, tarih sahnesinde galip görünme, “başarılı” bir hareket olma değildir. Bunlar 630 öncesi Mekke’nin kriterleridir.
Mesele, kullukta sebat, şahitlikte sadakat, emaneti taşımak, taviz vermemek ve görev = netice üretmek değil; emaneti düzgün taşımaktır.
Kulluk-Başarı Ayrımı
Burada çok sık karıştırılan bir şey var :
- Başarı, sonuç odaklıdır.
- Kulluk, sorumluluk odaklıdır.
Peygamberlerin bir kısmı toplum kurdu; bir kısmı tek başına kaldı; bir kısmı öldürüldü ama hiçbiri başarısız olmadı. Çünkü ölçü : Kişi sayısı değil, emre sadâkatteki hâldir.
Medine kadrosu, hakikati çoğaltmaz, taşır.
Ve onu taşıyanlar, az olur, yalnız olur, yanlış anlaşılır ama ölçüyü kaybetmez; dili/sözü eğip bükmez, tağuta kullukla hareket etmez.
Bunu, Kur’ân diliyle tek cümlede toplarsak : Bizim vazifemiz sonuç almak değil, Hakk’a (= hakikate) kulluk etmektir.
- Çoğunluk, Allah’ın meselesidir.
- Zafer, Allah’ın meselesidir.
- Tarih, Allah’ın meselesidir.
- Başarı, Allah’ın meselesidir.
Bize düşen = bizim vazifemiz, başarı değil; secdeyi kime yaptığımız = kime kulluk yaptığımız = kime itaat ettiğimizdir.
Yorumlar
Yorum Gönder