GUSÜL/GUSL

Gasele’den (غسل) yıkanmak; cenâbet hâlinden temizlenmek.

Cenâbet, manevî (= hükmî) kirlilik. 

Nasıl ve neden olur bu manevî (= hükmî) kirlilik?!.

Kişi, kendinden geçince = kendini kaybedince = kendini (?) unutunca!.

Unutulan, kişinin kendi midir?!.

Hayır, Rabbidir.

Kadim kültürlerde (= eski Mısır’da, Hint’de, Sabiiler’de, vs.) de gusül var.

Kişi, cinsî münasebet, doğum, hayz ve nifas hâllerinde “kendinden geçer, kendini kaybeder”, aklı başından gider. Bu durum, “o ân için” Rabbi unutmadır. 

Rab unutulunca, kişi kirlenir ve temizlik ihtiyacı doğar; vicdan, ortadan kalkar, kaybolur. Vicdan, VCD (وجد)’den bulunan, demektir. O, bulununca, iyi, kötüden; doğru, yanlıştan; güzel, çirkinden ayırt edilir. O unutulunca, her şey birbirine karışır, karıştırılır.

Vicdan, Rable kurulan bağdır, Rabbi “bulmadır” ve O’nunla olmadır. (= olma hâlidir.) Buradaki “bulma”, kayıp olanı bulma değil, zaten her dâim = her ân olanı fark etmedir.

Kişi, cenâbet hâlinde O’nu “ister-istemez” unutur. Çook büyük sevinç ve zevk veya çook büyük sarsıntı ve üzüntü (ölüm ânı ve kıyamet) hâlleri böyledir. Ölü de yıkanır. Niye?!. Ölüm ânında O’nu unutmuş olabilir diye.

Aslında vicdanın kaybolduğu her durum için “gusül” şart. Buradaki gusül, manevî-hükmî temizliği yapan gusül. Bizler sadece banyo yapıyoruz, bedenimiz kirlenince temizleniyoruz; “ruhumuzun kirini” önemsemiyoruz. 

O’nu unutuş, ruh kiridir ve “guslü” gerektirir. Bu yüzden bu çağ, vicdansız ve cenâbet bir çağdır.

Vicdansızlar, Allah’ı unutanlardır.

Kişi, Rabbi olan Allah’ı unutunca, kendini de = ne yaptığını da,  niye yaşadığını da unutur. =  نَسُوا اللّٰهَ فَاَنْسٰيهُمْ اَنْفُسَهُمْۜ  (Bknz : 59/19.)

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İMAN - AMEL İLİŞKİSİ

MÂÛN NE DİYOR?!.

KİP