BİLGİ ÇEŞİTLERİ
Bilgi Çeşitleri
1. Aklî Bilgi
Aklî bilgi; bilimsel ve felsefî türleriyle, aklın faaliyetiyle üretilen bilgidir. Pozitif bilimler daha çok somut ve deneysel alanı konu edinir; sosyal bilimler insanî ve toplumsal olanı inceler; felsefe ise çoğu zaman soyut ve kavramsal düzlemde hareket eder. Üçü de yöntem ve dayanakları farklı olsa da, akla yaslanır.
Bu bilgi türünde referans akıldır; yani bilenin kendisi. Bu nedenle aklî bilgi ile fenomenoloji yapılabilir : insan, tecrübesini ve bilincini konu edinir. Ancak bu çerçevede teoloji yapılamaz; çünkü fenomenolojik bilgi, bir bilen olarak insanı aşamaz.
2. Sezgi (Hads)
Sezgi ya da hads, aklî bir muhakeme süreci olmaksızın içe doğan bilgidir. Çoğu zaman ânlıktır ve kendi başına bırakıldığında başka bilgilerle bağ kurmaz; bu yüzden sistematik, düzenli ve organize bir yapı üretmez.
Ancak sezgi, şuhûdî bilgiye açıldığında dağınık olmaktan çıkar; işaret hâline gelir. Yani sezgi, tek başına nihai değil; fakat doğru bir yöne bağlandığında kapı aralayıcıdır.
3. Şuhûdî Bilgi
Şuhûdî bilgi, bileni doğrudan bilinene, oradan da bilinenin “arkasındaki” Asıl Bilen’e götüren bilgidir. Bu bilgi türünde özne-nesne ayrımı gevşemeye, hatta yer yer erimeye başlar.
Şuhûdî bilgide akıl dışlanmaz; fakat asıl referans olmaktan çıkar. Akıl, artık Asıl Referans’ı arayan bir vasıta hâline gelir. Bu bakışla tüm varlık, Asıl Referans’ın âyetleri (işaretleri) olarak okunur.
Aklî bilgide referans akıl olduğu için ölçü, tartı ve karşılaştırma mümkündür. Fakat şuhûdî bilgide akıl, kendi sınırlarını fark eder. Artık bilgi, insanda durmaz; insanı aşar ve insandan çok daha mükemmel bir Varlık’ı talep eder. O Varlık dışındaki tüm ölçüler eksik görülür; varlığın varlığı, O’nun Varlığına endekslenir.
4. Sınır ve Nokta
Terazi, kendini (kendi varlığını) tartamaz; insan ise kendini ancak kısmen bilebilir. Bu sorgulama Tanrı’ya kadar götürüldüğünde, mesele artık ağırlık, ölçü, tartı ve teselsül olmaktan çıkar; ve bir “noktada” durur. Bu nokta, aklın tükendiği değil; yerini bildiği noktadır.
Artık o noktada, “Allâhu Ekber” ve “lâ ilâhe illâllah”tan başka söylenecek söz kalmaz.
5. Şehâdet
Şehâdet, işte böyle bir bilgidir.
Yorumlar
Yorum Gönder