TOHUM VE TOPRAK

Tohum ve Toprak

İki kelimeyi de hem gerçek (düz) hem mecaz (metaforik) anlamlarıyla kullanacağım.

Önce düz anlam.

Tohumu toprağa ekeriz; o bize meyve ve sebze verir, biz de yeriz.

Meyve ve sebzeyi sadece toprak üretmez; Güneş ve yağmur da (= rahmet de) ona yardım eder.

Toprak daha fazla ürün versin diye gübrelenir. Eskiden bu gübre doğaldı; hayvan pisliğindendi.

Bugün ise kapitalizm, toprağı da tohumu da kirletti. Tohumlar GDO’lu oldu; toprak, kimyasal gübreler ve sanayi atıklarıyla (= biyolojik ve kimyasal atıklarla) doldu.

Şimdi mecazî/metaforik anlam.

Mecazen, bugünün tohumunu bilgiye, toprağını da bizlere benzetiyorum.

Bugün hem bilgi kirlendi hem de bizler.

Temiz kalan hiçbir şey yok mu?!. Var : Vahiy.

Vahiy, hem bilgiyi hem bizleri - yani hem tohumu hem de toprağı - temizleyebilecek güçtedir.

Burada kritik bir noktaya daha işaret edeyim : Kirlenme sadece dışarıdan olmaz; alışkanlık hâline geldiğinde içselleşir. Toprak, akılsız olduğu için zehri tanımaz; tohumu ayırt edemez; ne verilirse onu kabul eder. İnsan da böyle (akılsız) olursa, sürekli maruz kaldığı bilgiyi zamanla hakikat zanneder. Bu yüzden mesele yalnızca bilginin kirlenmesi değil; ayırt etme melekesinin de körelmesidir.

Vahyin temizleyiciliği tam da burada devreye girer. Vahiy, sadece kiri yıkamaz; ölçüyü de (mizanı da) geri verir. Neyin tohum, neyin yabani ot olduğunu yeniden öğretir.

Toprağın ve tohumun kirli olması bizi umutsuzluğa ve karamsarlığa sevk etmemeli.

Unutmayalım, gübreli her toprak kirlidir. Dün bu gübre hayvan pisliğiydi; doğaldı; bugün sanayi (kapitalizm) pisliği, kimyasal.

Ama Güneş aynı Güneş, rahmet (yağmur) aynı rahmet/yağmur.

Bu ikisi - vahiy ile birlikte - kirlenmiş tohumu da toprağı da temizleyebilir. Yeter ki umudumuzu kaybetmeyelim ve âlemlerin Rabbine (Güneşin, yağmurun ve vahyin Rabbine) güvenelim.

Allah’tan umut kesilmez.

Umutsuzluk karamsarlığa, karamsarlık ise yıkıma yol açar.


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

MÂÛN NE DİYOR?!.

İMAN - AMEL İLİŞKİSİ

KİP