YENİ PUTLARIN SESSİZLİĞİ

Kuzuların Sessizliği’nde Thomas Harris, “hastalıklı bir zihnin” neler yapabileceğini anlatır.

Bizim de zihnimiz “hasta”!.

Yeni putlar üretiyoruz ve ürettiğimiz bu putlara kendimizi fedâ ediyoruz.

Yaptığımız (= yarattığımız) bu putlar konuşmuyor, emretmiyor, tehdit de etmiyor; ama, “değer” diyor/lar  “gelecek” diyor/lar, “insanlık” diyor/lar. “özgürlük” diyor/lar. “refah” diyor/lar...

Ve insan, bu putlara secde ettiğini fark edemez hâle geliyor; çünkü bu putlara secde artık eğilmekle değil, fedâ ile yapılıyor.

Bu putların en tehlikelisi de masum olanı.

Eski putlar açıktı : Taştı, ağaçtı, heykeldi.

Yeni putlar : Kavram, slogan, iyi niyet; bu yüzden sorgulanmıyorlar.

Kim, “insanlık”a karşı çıkabilir?!.

Kim, “gelecek”e itiraz edebilir?!.

Kim, “özgürlük”ten rahatsız olur?!.

Kim, “refaha” hayır diyebilir?!.

Ama mesele karşı çıkmak, hayır demek değil; asıl mesele, yerini = haddini bilmek = bilmemek.

Bugün bu putlar için yapılan her fedâ, modern/çağdaş bir ibâdete dönüştü.

Nasıl?!.

Vaktimizi, ömrümüzü, emeğimizi, susuşumuzu, sesimizi, vicdanımızı bunlara veriyoruz; artık (modern) ilâhlarımız bunlar.

Sizi bilmem; ben, benim gibilerin var ettiği modern ilâhlara varlığımı fedâ etmemeye karar verdim.

Benim gibilerin yaptığı bu şeyler : Yasa olabilir, kurum olabilir, ideoloji olabilir, YZ veya teknoloji olabilir, ama ilâh olamazlar.

Bunlar, rıza üreten çağdaş putlardır. Bu putlar zorlamaz, ikna eder; hatta bana : “Sen istedin” dedirtir.

Fedâ artık, kahramanlık gibi sunuluyor : “Kendin için değil, daha büyük bir şey için yaşa!”, “birey olma, kendini bir dâvâya adan!”; ama “o büyük şey, o büyük dâvâ”, çoğu zaman hesap vermez, merhamet taşımaz, beni bile tanımaz.

Putlar çoğaldıkça secdeler azalmıyor; aksine çoğalıyor.

İnsan tek bir Merkez’e yönelmek ve bağlanmak yerine, parça parça tükeniyor.

Ve insan, kime ait olduğunu bilemeyince, ürettiği şeylere ait olmaya başlıyor.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İMAN - AMEL İLİŞKİSİ

MÂÛN NE DİYOR?!.

KİP