İMAN SIÇRAMASI
Kierkegaard, ‘Korku ve Titreme’ adlı kitabında Hz. İbrâhîm’i “iman şövalyesi” olarak niteler. Hz. İbrâhîm, oğlu İsmal’i (veya İshâk’ı) kurban edeceği zaman hem korkar hem de titrer, ama “iman sıçraması” yaparak vazgeçmez; ama “iman sıçramasının” nasıl bişey, nasıl bi hâl olduğunu açıklamaz. Belki de bu hâl, açıklanamayan bir hâldir. Ben bu hâli, kendimce açıklamayı deneyeceğim.
Bişeyin doğru olduğunu bilmenin yolu : Bilim (= bilgi), ilim ve imanla olur. Bilgi (= bilim), olgu ve olaylarla; ilim, değerlerle iş görür. Bilgi (= bilim), nasıla; ilim, niçine cevap arar. Böyle bir hâl için, bilimden ilme, ilimden imana “sıçrayış” şart. Bilim adamı çok; ilim adamı az; iman adamı “yok gibi”!. Bu “sıçrama” olmadan (en) değerli olandan, EN DEĞERLİ OLAN için vazgeçilemez.
İman, değerler hiyerarşinin en başına O’nu koymaktır. = “... eşeddü hubben lillah.” (2/165.)
Yorumlar
Yorum Gönder