DİL ve ANLAM

Dil; söz ve kelimelerden (isim, fiil, sıfat, edat vb.) oluşur ve bu söz ile kelimeler anlamları taşır. Dili kullanan - yani konuşan ve yazan - anlamları bu söz ve kelimelere yükler. Şu kesin ki : Söz ve kelimeler, anlamın tamamını taşıyamaz; ancak taşıyabildikleri kadarını taşırlar.

Hiçbir söz ya da kelime, anlamın tümünü kuşatamadığı için, kelimeler birbirleriyle yardımlaşırlar. Ne var ki bu durum, her söz ve kelimenin aynı ağırlıkta bir anlam yükü taşıdığı anlamına gelmez. Her kavramın anlam yükü - içlemi, yani içerdiği yük - farklıdır.

Kavramlar arasındaki ilişkilerde de anlam doğar; buna bağlam denir. Bir kavram, başka kavramlarla bir cümlede, paragrafta ya da metinde bir araya geldiğinde, orada üst bir anlama ulaşmak için bir yardımlaşma söz konusudur.

Buna rağmen, kelime ve kavramlar ne kadar iyi organize edilir ve ne kadar güçlü bir yardımlaşma içinde olurlarsa olsunlar, anlamın tamamını - benim “hakikat” dediğim şeyi - ifade edemezler.

Hakkı = hakikati hiçbir şey ve hiçkimse tüketemez. O, ĞANİYY'dir. O'nun dışında hiçbir şey ve hiçkimse MUTLAKLAŞTIRILAMAZ.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

MÂÛN NE DİYOR?!.

İMAN - AMEL İLİŞKİSİ

KİP