BEDEN, NEFS VE RUH

Beden, Nefs ve Ruh

Beden, üç boyutlu ve şekli olan varlık.

Nefs, kişiye özel ben.

Ruh, yoğunluğu her şeyde ve herkeste farklı olan “boyutsuz güç”.

İnsandaki ruh, “gelişmeye = yücelmeye ve düşmeye = alçalmaya” müsait olarak “üflenmiştir.”!. Bu ruhta, taqvâ da fucûr da; ikisinden birini seçebilecek akıl da irade de yüklüdür. Bu ruh, arka planda çalışan bir “işletim sistemi” gibi çalışır. İnsan, kendine yüklenen (= ilham edilen, 91/8.) akıl ve iradeyi doğru kullanarak, doğru bağ/bağlantı kurarsa, doğru istikâmeti = doğru yolu (= sırât-ı müsteqîm’i) bulur; yanlış kullanırsa, sapar.

Ben = nefs, hem bu bağın/bağlantının durumuna, hem de bedeninin şekline göre vaziyet alır. Bedeninin şekli, erkek olanla, kadın olanın beni (= nefsi), aynı ben (= aynı nefs) değildir. Ben = nefs, bedenini, kendine yüklenen ruh/u vasıtasıyla kurduğu bağın/bağlantının “kalitesine” göre kullanır. Beden, benin (= nefsin) âletidir. Benin (= nefsin) sorumluluğu, beden âletinin kullanımına göre belirlenir. Bedenin bir ömrü vardır; benin (= nefsin) ve ona yüklenen ruhun ömrü ise ebedîdir. Nefs (= ben) ve ruh, ölümsüzdür. Nefsin (= benin) her işi (= sözü ve eylemi), ruhuna yüklenmektedir. Ruh, Levh-i Mahfuzdur. = Muhafaza edilmiş = korunmuş bir Levhâ’da = Kitâb’tadır.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

MÂÛN NE DİYOR?!.

İMAN - AMEL İLİŞKİSİ

KİP