ZAMAN MİMARİSİ

ZAMAN MİMARİSİ

1. Temel zemin : Zaman bir varlık değil, işlevdir

Temel kabul şudur : Zaman, hakikatin kendisi değildir. Zaman, oluşun mümkün kılındığı bir düzenektir.

Yani zaman :

  • Üretim için vardır.
  • İnşa için vardır.
  • İmtihan için vardır.

Zaman : Yapılacak olanın yapılabilmesi için verilmiş bir imkândır.

Bu temeli atmazsak bina çöker.

2. Taşıyıcı Kolonlar 

Kolon 1: Ân : Fiil alanı

İrade burada çalışır, seçim burada yapılır, günah da salih amel de burada işlenir.

Ân geçicidir ama kritiktir. Çünkü sadece ânda müdahale edebilirsin.

Kolon 2: Anı : Kalıcılık alanı

Ân geçer ama ânın hakikati anıya çöker.

Anı, zamansızdır, bölünemez, silinemez; zamanın ürünüdür ama zamansızlığa taşınır.

Kolon 3: Şuur : Taşıyıcı katman

Şuur, ânı yaşar, anıyı taşır; ama zaman ortadan kalktığında ayakta kalır.

Bu yüzden şuur, ebedîliğe açılan yapı elemanı; beden ise geçici iskeledir.

Kolon 4: Ahlâk : Yapının yönü

Ahlâk, kurallar bütünü değil, şuurun aldığı şekildir.

Bu yüzden, ahlâk değişirse bina yön değiştirir; ahlâk bozulursa bina/yapı içeriden çöker.

3. Katlar : Varoluş seviyeleri

Zemin Kat, dünya. Burada zaman aktiftir, fiil vardır/aktiftir ama yanlış fiilin telafisi (hâlâ) mümkündür; pişmanlık = tövbe de üretkendir.

Dünya, bu binanın yazma katıdır.

Ara Kat : Ölüm : Geçiş holü

Ölüm, yok oluş değil, zamanın devreden çıkmasıdır.

Artık burada fiil durur, kimlik sabitlenir, kalem bırakılır ve metin = yapı tamamlanır.

Üst Kat : Ebedîlik

Burada zaman yok, ardışıklık yok, “sonra” yok ama şunlar var :

  • Hatırlama
  • Yüzleşme
  • Tecelli
  • Ebedîlik = bütün anıların tek bir “şimdi” hâlinde hazır oluşu

4. Mekanik Sistem : Hesap - Mizan - Kitap

Kitap, yazılan bir şey değil, yaşananın/yaşamın kendisidir. Orada kitap açılmaz; sen açılırsın.

Mizan, sadece bir sevap-günah terazisi değil, aynı zamanda bir tutarlılık ölçümüdür.

İnsan şunu görür : Ben dediğim şey, benimle = yaptıklarımla örtüşüyor mu?!.

Hesap, sadece bir sorgu değil, aynı zamanda bir idraktir. Orada bütün perdeler kalkar.

5. Cennet & Cehennem : Mekân ama aynı zamanda da Hâl

Cennet :

  • Uyum
  • Barış
  • Kendinle çelişmeme
  • Hatırladıklarınla barışık olmak.

Cehennem :

  • Çatışma
  • Utanç
  • Kaçacak zamanın yokluğu
  • Pişmanlığın tamlığıdır.

6. Bu mimari dünya algısını nasıl değiştirir?!.

  • Hiçbir ân önemsiz değildir sözü gerçek olur, nasıl olsa geçer yalanı çöker.
  • Gösteri/ş anlamsızlaşır.
  • Niyet, fiilin önüne geçer.
  • Ahlâk, süs değil taşıyıcı kolon olur.

Ve en kritik sonuç : Ebedîlik, sadece gelecekte kazanılan bir ödül değil; şimdi inşa edilen bir kimlik hâline gelir.

Dünya, zamanla = bu zamanda yapılan bir binadır; ebedîlikse, bu binanın zaman kalktıktan sonra ayakta kalan hâlidir. Bu bina, insanın ta kendisidir. İnsan, "kendini kendine verilen zamanla/ecelle kendi yapan" bir mimar-müteahhittir. 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

MÂÛN NE DİYOR?!.

İMAN - AMEL İLİŞKİSİ

KİP