SON SÖZ TEOLOJİSİ

Son Söz Teolojisi

Kur’ân’ın insanla konuşurken yaptığı en köklü ayrım, sorumluluk dili ile hüküm dili arasındadır. Bu iki dil karıştırıldığında ya insan tanrılaşır ya da Allah edilgenleşir. Kur’ân ise her ikisini de reddeder. Çünkü Kur’ân’ın merkezinde tek bir ilke vardır : Son söz Allah’ındır.

İnsan, fiilinin faili ve niyetinin sahibidir. Bu yüzden çağrılır, uyarılır, sorumlu tutulur. “Yaptınız”, “kazandınız”, “ellerinizle işlediniz” dili bu yüzdendir. Bu dil, insanı ahlâk öznesi yapar. Hesap, ancak bu zemin üzerinde anlamlıdır.

Fakat Kur’ân burada durmaz. Aynı fiilin sonucu söz konusu olduğunda dili değişir. Artık sahnede hüküm dili vardır. “Biz çevirdik”, “Biz helâk ettik”, “Biz mühlet verdik”, “Biz attık” denir. Çünkü sonuç, bireysel bir fiil olmaktan çıkar; ilâhî yasaya bağlanır. İşte bu noktada Kur’ân şunu ilan eder : İnsan başlatır, ama bitiren Allah’tır.

Tîn Sûresi’nde “ahsen-i takvîm” üzere yaratılan insanın “esfel-i sâfilîne çevrilmesi”, insanın kendi kendine düştüğü bir psikolojik çöküş olarak anlatılmaz. “Radednâ” denir. Çünkü bu düşüş, sadece bir ahlâkî bozulma değil; ilâhî hükmün devreye girdiği bir sonuçtur. İnsan düşmeyi hak eder; ama düşüş, Allah’ın koyduğu düzenle gerçekleşir.

Aynı ilke Bedir’de “ve mâ rameyte iz rameyte velâkin-llâhe ramâ” cümlesinde görünür. Oku, Peygamber ve sahabeler atmıştır; sorumluluk onlardadır ama sonucun belirleyicisi Allah’tır. Kur’ân burada fiili insandan almaz, fakat işin nihaî etkisini insana bırakmaz; bırakırsa ilâhlık el değiştirir.

Nisâ 78-79 da bu dengenin en berrak örneğidir. “Hepsi Allah’tandır” denir; ontolojik düzlem kurulur. Ardından “kötülük nefsindendir” denir; ahlâkî sorumluluk sabitlenir. Aynı olay, iki farklı düzlemde konuşulur. Burada çelişki değil, derinlik vardır.

Eğer Allah, olumsuz sonuçlara hüküm diliyle müdahil değilse, Rubûbiyet seyirciye döner, İlâhî adâlet askıda kalır ve hesap anlamsızlaşır.

Bu yüzden Kur’ân, kötülüğü Allah’a ahlâken nispet etmez; ama sonucu Allah’tan bağımsız da bırakmaz.

Son sözün Allah’a ait olmadığı bir evrende, duâ boşluğa gider, hesap bir formaliteye dönüşür, Tanrı ahlâk bekçisi olur, Rab olmaktan çıkar.

Kur’ân buna izin vermez.

Bu yüzden Kur’ân’ın nihaî cümlesi şudur : İnsan sorumludur, ama hüküm Allah’ındır.

Ve son söz, daima Allah’a aittir.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

MÂÛN NE DİYOR?!.

İMAN - AMEL İLİŞKİSİ

KİP