KÜÇÜK KÂİNÂT = İNSAN

Küçük kâinât, insan. İnsan, kâinâtın mikro düzeydeki prototipi, modeli. Bu modeli, fiziksel veya şekilsel (= şeklî) bişey olarak düşünmeyin.

“İnsan, küçük kâinât; kâinât, büyük insan.” “İnsan, zübde-i âlem.” = Kâinâtın = âlemin özü.

Spinoza ve Vahdet-i Vücûdcular, kâinata Tanrı derler, Tanrı ile kâinatı (= doğayı) özdeş görürler. İslâm inancına göre kâinât, Allah’ın yaratmasıdır, Allah, Rabb-ül âlemîndir. Ama, "göklerin ve yerin yaratılması, insanların yaratılmasından daha büyüktür." (= ekber. 40/57.) Buradaki “büyüklük”, fiziksel, geometrik, mikroskobik-makraskobik, ve göreceli/nisbîdir.

Mikroskobik ve makroskobik baktığımızda insanla kâinat “aynı”! gibidir. İnsan beyninde 100 milyar hücre (= nöron) var; diğer organlardaki hücre sayısını da hesaba kattığımızda yaklaşık 30 trilyon  (3×10 üzeri 13) = 3×100.000.000.000.000. Bir insan, ömrü boyunca hiçbir şey yapmasa, sadece sayı saysa, ve hep bir, bir, bir (1.1.1...) dese = tek hece söylese, 4 milyara kadar sayabilir. Sözgelimi, ‘üç milyar dokuz yüz doksan dokuz milyon dokuz yüz dokuz bin dokuz yüz doksan dokuz’daki hece sayısı, 25'tir; aradaki heceleri (rakamları = sayıları) düşündüğümüzde bu sayı milyonlara kadar iner.

İnsan beynindeki 100 milyar hücrenin (nöronun) kaçı aktif?!. Bu hücreler (nöronlar) birbirleri ile iletişim = ilişki = etkileşim hâlindeler. Bunların kombinasyonunu hangi matematik hesaplayabilir?!.

Bu iletişim = ilişki = etkileşimden, duygu, düşünce ve inançlarımız doğuyor. Bu hücreler (nöronlar) birbirleri ile ne kadar çok (= iyi, kaliteli) iletişime = ilişkiye = etkileşime geçebiliyorlarsa, insan o kadar duygulu, o kadar düşünceli ve o kadar inançlı oluyor. Bu iletişimi = ilişkiyi = etkileşimi de büyük oranda dış dünya (= kâinât = âlem) sağlıyor. İnsandaki hayali (= muhayyileyi) hiç hesaba katmıyorum; hayal (= muhayyile) için, dış dünyanın (= kâinâtın = âlemin) varlığı şart değil; hayal (= muhayyile), insanın kendi üretimi!.

İnsan, kâinâtın = âlemin özü. Kâinâttaki kar, fırtına, boran, vb. olaylara (= kışa) benzer olaylar, ve güzellikler (ılık esintiler, ilkbahar, sonbahar ve yaz) insanın iç (= duygu, düşünce ve gönül) dünyasında da var.

Âlemlerin Rabbi, insanın da Rabbidir. Ama insan, iç (= duygu, düşünce ve gönül) dünyasındaki olayların rabbini kendi zannediyor; çünkü, “bilinçli olarak”! beyninin çoook az bir kısmını (sözgelimi 100 milyar hücrenin 10 binini!) çalıştırıyor. Geri kalan, 99 milyar 999 milyon 990 bin hücreye, Rabbi olan Allah hükmediyor.

Kadere, küllî ve cüz’î irade meselesine bir de buradan bakalım!.

***

Bu yazıları WhatsApp Durumn'da da yayınlıyorum. Bu yazıya 2 saat sonra WhatsApp'dan soru kipinde bir tepki geldi; bu not, ona cevap; burada da bulunsun, istedim.

Saymadım, ama ...

O rakamları (= sayıları) nasıl tespit ettin, saydın mı?!, dendi. Saymadım ama tahmin ettim; şimdi bu tahminimi matematiksel olarak kanıtlıyorum. Bir insanın kalbi dakikada 70-80, günde 100-110.000, yılda 40-42 milyon  kez atar. Bunu ortalama insan ömrü ile (75-80 yılla) çarparsak, bu sayı, 3-3.5 milyara tekâbül eder. İnsanın sayı saymaya başlamasını 7-8 yaşında başlatırsak, 4 milyar rakamını çok bile söylemişim.

Soruyorum. Siz, kalbin atış sesini neye/hangi sese benzetiyorsunuz = kalp atarken ne diyor?!.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

MÂÛN NE DİYOR?!.

İMAN - AMEL İLİŞKİSİ

KİP