CAN SIKINTISI
Vakit geçirecek (= can sıkıntısını giderecek) bişey bulamamamız veya meşgul olduğumuz şeylerin bir süre sonra anlamsızlaşması, büyük boşluk (= anlamsızlık veya hiçlik) yaşar duruma gelmemiz.
Bu kısacık yaşamda, 70-80 yıllık bir ömürde, böyle bir boşluk = derin bir anlamsızlık = can yakan bir can sıkıntısı durumu yaşıyorsak; (şayet gidersek) ötedeki ölümsüz = ebedî cennet hayatında ne yapacağız, neyle meşgul olacağız?!. Cehenneme gidenler, acı çektikleri için can sıkıntısı çekmeyecekler, acının sıkıntısını çekecekler.
Ebedî cennet hayatında ne yapacağız, neyle meşgul olacağız, sorusunun cevabı, Rabbin bitmek-tükenmek bilmeyen nimetleri ve O’nu “görme” arzusu (= Cemâlullah), O’nun Rızasına erme isteğidir.
Ayrıca, Rabbe varmak için, Rab tarafından yaratılan, ve bizler tarafından görülmesi ve anlaşılması gereken sonsuz sayıda şey var = olabilir. Bunlarla meşguliyetimizdeki yolculuğumuz, bizi O’na yaklaştırıyor (= yaklaştıracak) olabilir. Nasıl, buradaki iyilikler bizi burada O’na yaklaştırıyorsa, cennetteki her şeyin de, bizi O’na yaklaştırıcı bir fonksiyonu (= işlevi, görevi) olabilir. Yediğimiz yemekte, içtiğimiz suda, vs., ve onlardaki lezzette, hazda, böyle bir fonksiyon (= işlev, görev, sır) bulunabilir.
“Bütün denizler mürekkep, bütün ağaçlar kalem olsa, bunlara yedi (7) kat daha eklense, yine de Allah’ın nimetlerini yazmakla tükenirler.” (31/27.) Bu nimetler arasında da hiyerarşi (= astlık-üstlük ilişkisi veya lezzet farkı) olmasın mı?!. Kevser ne sizce?!.
Merak etmeyin, biz burada = bu kısacık sürede O’na kul olmada kusur işlemezsek; O bize orada = ebedî hayatta, aslâ can sıkıntısı yaşatmaz, yaşatmayacak; aksine bizi ziyadesiyle memnun edecektir.
Rabbimiz olan Allah’a güvenmeyeceğiz de kime güveneceğiz?!. = SadakAllah-ul Azîm. = Allah, hep doğru söyler, hiç kandırmaz!.
Sıkmayın canınızı, rahat olun!.
Allah var, gam yok!.
Yorumlar
Yorum Gönder