BAĞLAÇLAR

Dilbilgisinde (= dilde), ve, veya, ile, için, fakat gibi, kendi başına anlamı olmayan, bağladığı kelimeleri (isim ve fiilleri) anlamlandıran edatlardır bağlaçlar. Arapça’da bunlara harf-i cerler denir. (= li, fî, ilâ, alâ, ınde, gibi.) Bu yazı, İÇİN (= li) bağlacı (= harf-i ceri) hakkında olacak. 

Bilgilenmek İÇİN kitap okuyorum. Ev veya araba almak İÇİN çalışıyor, para kazanıyorum. Bakan (MV) veya Prof. olmak İÇİN çalışıyorum. Resim yapmak veya yazı yazmak İÇİN kâğıt ve kaleme ihtiyacım var; gibi.

Soruyorum. Bilgilenince ne olacak?!. Evi veya arabayı niçin (= ne İÇİN) alıyorum?!. Bakan veya Prof. olunca ne olacak?!. (Resim yapınca veya yazı yazınca ne olacak?!.)

Mutlu olacağım veya rahat bir hayat süreceğim. (Para kazanacağım. Para da beni rahat ettirecek.) Bu, bir (kısır) döngü. Bu kısır döngü, nereye kadar?!. İnsanlar, bişey ( zengin, Bakan, Prof. ünlü, vs.) olmak İÇİN çalışıyor = o şeyi olmak İÇİN neredeyse tüm ömrünü (tüm zamanını, hayatını) buralara/bunlara harcıyor; olunca, bakıyor ki sağlığı gitmiş; bu kez de sağlığını geri kazanmak İÇİN, tüm kazandıklarını fedâ ediyor. 

Bu, gerçekten bir kısır döngü.

Ölünce daha iyi anlayacağız.

Ölünce ne olacak?!.

Öldükten sonra bir hayat var mı, bilmiyoruz!; bu yüzden bu kısır döngüye teslim oluyoruz.

Ya varsa!.

Varsa, yandık!.

Varsa, yaptığımız her şeyi öldükten sonraki hayat İÇİN de yapmalıyız.

Yaptığımız her şeyi sadece bura/sı İÇİN yaparsak, ötede elimiz bomboş kalır.

Bişey yaparken kullandığımız her şeye, âlet (veya araç) diyoruz. Bilgilenmek İÇİN kitabı (gözü, aklı); ev veya araba almak İÇİN parayı; Bakan veya MV olmak İÇİN bilgimizi, zamanımızı ve “bağlantılarımızı”; resim yapmak veya yazı yazmak İÇİN kağıdı, kalemi, elimizi ve yeteneğimizi kullanıyoruz. Bişey yapmak İÇİN kullandığımız para, bilgi, zaman, bağlantılar, kitap, göz, akıl, kağıt, kalem, el, yetenek (= hepsi) birer âlet. Daha ileri gidiyorum. Allah İÇİN namaz kılıyoruz. Ev (yapmak, yaptırmak İÇİN) veya araba almak İÇİN paraya; bilgilenmek, Bakan veya Prof. olmak İÇİN çalışmaya ihtiyacımız var da, Allah’ın bizim namazımıza (= ibâdetlerimize) ihtiyacı var mı?!. Yok. Pekiî niye Allah İÇİN ibâdet ediyoruz?!.

Birbirimize kul olmamak İÇİN. = Kimsenin kimseyi (âlet veya araç olarak) kul-lanmaması İÇİN.

Çünkü, Allah’a kul olmazsak = Allah’ın bizi kul-llanmasına (gönüllü olarak) razı olmazsak, birbirimize ve eşyalara kul oluruz.

Dünya ve âhiret mutluluğu (= huzuru), sadece Allah’a kullukta, O’na ortak (= şirk) koşmamakta. Bunun da sigortası (= parolası, mottosu) “Lâ ilâhe illâ-l Allah.”

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

MÂÛN NE DİYOR?!.

İMAN - AMEL İLİŞKİSİ

KİP