ZİLLET ve IZZET
Zillet kelimesinin iki anlamı var : Zayıf ve güçsüz olunduğu için horlanma, aşağılanma, hakir görülme. Ve kişinin kendi yaptıkları yüzenden şerefsiz (= rezil ve itibarsız) bir duruma düşmesi.
Dünya mazlumlarının (= müstez’aflarının) durumu, büyük ölçüde ilkine giriyor. Bu mazlumları, zâlimler sürekli aşağılıyor, horluyor, adam (= insan) yerine bile koymuyor ve onlar üzerinde istediğini yapabilme hakkını elinde tutuyor. Bu mazlumların şerefli olanları, şerefle = ızzetli bir şekilde ölümü/ölmeyi seçiyor; çoğu da hâlâ zâlimlerle “dirsek temasında”!.
Mazlumların zilleti (= aşağılanmaları, horlanmaları), zâlimlerden medet ummalarında ve zâlimleri adam (= efendi) yerine koymalarında.
Mazlumların şunu anlaması şart : Izzet, bütünüyle Allah’ındır. = “inne-l ızzete lillâhi cemîâ” (4/139. 10/65. 35/10. ) Izzet, Allah’ın, O’nun Rasûlünün ve inananlarındır. = “ve lillâhi-l ızzetü ve li rasûlihî ve lil mü’minîn.” (63/8.)
(Izzet : İtibar, kudret, yücelik, saygı, ikram, şeref.)
Müslümanlar izzetlerini ne zaman kaybettiler?!.
• Kula kul olmaya razı olunca.
• Allah’a kulluğu, dünya malına ve makamına tercih edince.
• Hak ve adâlet için ölmeyi, zillet içinde yaşamaya tercih edince.
...
İki milyarı (= 2.000.000.000) aşkın Müslüman, sayıları on milyonu (= 10.000.000) bile bulmayan -- ki bunların çoğu da müstaz’af --, İsrail’e ‘dur’! diyemiyor.
Müslim-gayri müslim “44 ülkenin temsilcisi”! ile insanî yardım için yola çıkan elliden (= 50) fazla geminin mürettebatına, bu 44 ülkeyi yönetenlerin sahip çıkamaması, zilletin sadece İslâm dünyasına has olmadığının da bir göstergesi.
...
Zillet içinde (= onursuzca = şerefsizce) yaşamayı, izzetli (= şerefli, onurlu) bir şekilde ölmeye (= şehîd olmaya) tercih etmediğimiz sürece, bu zillet bitmez, bitmeyecek.
Bizler, yaşamayı yanlış anlıyoruz. Gazze’li Müslümanlar ve Sumûd gönüllüleri bize “yaşamayı”! (= şerefli bir şekilde ölmeyi) öğretiyor. Ama hâlâ çoğumuz, zillet içinde yaşamayı, yaşama zannediyor. Zillet içinde yaşamaya razı olunca, zamanla bu zillet bizim karakterimiz hâline gelir ve dünyanın en güçlü ordusuna sahip olsak bile, bu gücü kullanma cesaretini aslâ gösteremeyiz.
Yorumlar
Yorum Gönder