OKUMA

Okuma = Kıraat.

Hâlâ okuyor musun?!.

Okuyorum.

Bitmeyecek mi bu okuma?!.

Bitmez. Çünkü okuma, bitmeyen bişeydir.

...

İki tür okuma var : Sesli okuma ve sessiz okuma. Sesli okuma, okunanın seslendirilmesi; sessiz okuma, sesi içeri verilmesi.

Ses nedir?!.

Varlıktaki titreşim, devinim.

Her varlık ses verir; verdiği sesle de ‘ben buradayım ve buyum’ der. Sesli okuma, varlığın sesini dışa verme; sessiz okuma, o sesi, sadece kendimizin duymasıdır.

Sese âhenk (nağme) verme, sesi/sesleri düzene sokma, müzik yapmadır. Varlığın her bir “parçasındaki” ses, (genel) varlığın sesi ile uyumlu olursa, ortaya ‘iyi bir müzik/beste’ çıkar; aksi, uyumsuzluk veya kakofonidir.

...

Kur’ân okumada da benzer bir durum var. Kur’ân, varlığın doğal ve uyumlu sesini bozan insanoğluna, uyumlu ve düzenli bir ses vermek = insanoğlunun varlıkla uyumlu ve düzenli bir ses çıkarması için indirilmiştir. Din, düzendir.

Kur’ân, hayatı düzene sokmak (= düzenlemek) için okunur; ‘sevap kazanmak’ için değil. Sevap, hayat düzene sokulunca kendiliğinden gelen bişeydir.

Kur’ân okurken, yaşantımızdaki doğruları ve yanlışları fark edemezsek, Kur’ân okumuş sayılmayız. Kur’ân, sesleri düzenleyen “orkestra şefi” gibidir.

Okumanın, öğrenme veya bilgi sahibi olma olduğunu unutmayalım.

“Kur’ân okunduğunda susun ve dinleyin ki size rahmet edilsin.”(7/204. Ayrıca bknz. 46/29.)

Susun! (= ensıtû!.), sessiz olun ki içinizdeki ve dışınızdaki sesleri dinleyebilesiniz; bunların uyumlu ve uyumsuz olanlarını fark edebilesiniz. Rahmet buradadır. Kur’ân, Furkândır. Furkân, iyi (uyumlu) ile kötüyü (uyumsuzu) ayıran demektir.

Okumada, anlama olmazsa, ‘bizim oğlan bina okur, döner döner gene okur.’ pozisyonuna düşeriz.

...

Doğadaki seslere dikkat!. Araba sesini, uçak sesinden; at sesini, it sesinden; ... ayırabiliyoruz değil mi?!.

Pekiî, iyi bir konuşmayı (yazıyı), kötü bir konuşmadan (yazıdan); iyiliğin (meleğin) sesini, kötülüğün (şeytanın) sesinden ayırabiliyor muyuz?!.

Ayarlarımız (= akordumuz, fıtratımız) bozulmuşsa, zor.

Kur’ân okuya okuya bozulmuş ayarlarımız düzelir. Yeter ki bu okuma, iyi niyetle ve samimiyetle, önyargıdan uzak olsun.

“İqra bi-İsmi Rabbik...” (96/1.)

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

MÂÛN NE DİYOR?!.

İMAN - AMEL İLİŞKİSİ

KİP