ÖLÜM

Ölüm, arzulanan bi şey mi, yoksa uzak durulması gereken bi şey mi?!.

İkisi de.

Ölümü arzulayanlar, burada “görevlerini” iyi bir şekilde yaptıklarına inananlardır. Onlara göre ölüm, öte dünyaya açılan bir kapıdır.

Ölümü arzulamayanlar ise burada “rahat olduklarına” inananlardır.

Bir de iki dünyanın da kendilerine ait olduğuna inananlar var. “Onlara de ki : Eğer Allah katında âhiret yurdunun diğer insanlara değil de yalnızca size ait olduğunu iddiada samimi iseniz, hadi o zaman ölümü isteyin!.” (2/94.)

...

Ölüm bize, hem (bu) hayatın sonlu olduğunu; hem de öteki hayatın sonsuz olduğunu öğreten bir fenomendir.

Ölüm, en büyük nasihattir. Ölüm olmasaydı, bu nankör insanın kibirden başı öne eğilmezdi, secdeye gitmezdi.

Herkes ölümü “tadacaktır”!. (29/57.)

“Sen de öleceksin, onlar da.” (39/30.)

Sonra...

“Sonra da yaptıklarınızdan hesaba çekileceksiniz.” (16/93.)

Hesap sonrasında da kiminiz cennete; kiminiz de cehenneme gireceksiniz.

...

Ölüm ve Umut

Ölüm, umut mu; yoksa umutsuzluk mu?!.

İkisi de. Yaşamak zorsa veya anlamsızsa = ölümden başka bir alternatif yoksa, ölüm (veyahut intihar), umuttur. Ölümden sonra yeni bir hayat yoksa, ölüm de umutsuzluktur.

Umut yok olunca, her şey yok olur.

Ortada şirk yoksa, dünya dolusu günahımız olsa bile Allah’tan umut kesmemeliyiz; çünkü O, Ğâfûr-ur Rahîm’dir.

...

Dünya hayatı zor. Kurtuluşumuz ölümde ama umut da yaşamakta. Zorluklar, umut olmasa çekilmez. Umudumuzu yitirmemeliyiz. = Allah’tan umut kesmemeliyiz.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

MÂÛN NE DİYOR?!.

İMAN - AMEL İLİŞKİSİ

KİP