MİT ve RİT
Mit (= mythe) : Eski insanların tanrılarına ait efsânevî söylenceleri. Din, bunlara esâtîr der. Rit (rythe) : Düzenli (= belli bir düzene/şekle kavuşmuş) dînî törenler, merasimler.
Joseph Campell tam bir mitoloji uzmanı. Kahramanın Sonsuz Yolculuğu. İlkel, Batı, Doğu Mitolojisi ve Yaratıcı Mitoloji gibi kitapları var. Bir başka mitoloji uzmanı da Samuel Henry Hooke. Onun Ortadoğu Mitolojisi Türkçe basıldı.
Hooke’e göre Kâbil’in Hâbil’i öldürmesi tamamen dînî = mitsel ve ritsel. Hâbil, çobandı; Kâbil çiftçi. Hâbil, sürünün en iyisi olan hayvanı Tanrı’ya kurban olarak sundu. Kâbil, döküntü mallarını. Bu yüzden Hâbil’in kurbanı (= sunusu) kabul oldu; Kâbil’inki olmadı. Kız meselesi gibi başka rivâyetler de var. Hooke der ki : Kâbil, toprağını, kutsal kurban kanı ile sulamak ve toprağının verimini artırmak istedi. (Bknz. Ortadoğu Mitolojisi. s. 145.)
İnsanoğlu, öyle “garip”! bir varlık ki, gerçek niyetini Rabbi bilmiyormuş gibi, her eylemine dînî bir kılıf uydurabiliyor.
Bu durum, (sizce) ritler/rytheler (= dînî ve millî törenler) için de geçerli. (değil mi?!.)
...
Kitâb, “Ey iman edenler, kazandığınız şeylerin temiz ve iyi olanlarından ve sizin için yerden çıkardıklarımızdan infâk edin. Gözünüz kapalı kendinize almayacağınız kötü şeyleri infâk etmeyin. Bilin ki Allah, hiçbir şeye muhtaç değildir, övgüye değer yegâne Varlık’tır.” (2/267.) der. Bu, bir ihlâs (= samimiyet) göstergesidir. Sanırım Hâbil’de bu vardı, Kâbil’de yoktu. 107/Mâûn Sûresindeki ‘yürâûne’ye (يُرَٓاؤُ۫نَۙ) de buradan bakabiliriz.
فَوَيْلٌ لِلْمُصَلّ۪ينَۙ = Veyl (= yazıklar) olsun o musallînlere!. (= namaz kılanlara)!. (107/4.)
Yorumlar
Yorum Gönder