İNTERNET TUZAĞI

Akıllı cihazlar (âletler = telefon, bilgisayar, vb.) bizi “ele” veriyor. Kendi ellerimizle ve kendi paramızla kendimizi tuzağa düşürüyoruz. Her ‘tıklamamız’!, arka planda işleniyor. Ne aramışız, neye bakmışız, ne almışız, kaç adım atmışız, en çok hangi web sitesine takılmışız, vs. tek tek sayılıyor ve bu bilgilerden bizim “profilimiz” çıkarılıyor.

Sonra da bizim ilgi alanımıza göre bize “mal ve hizmetler” satılıyor. Buna da, ‘az maliyetli, tam isabetli ve kişi odaklı reklâm’ deniyor.

Bizi pazarlıyorlar.

Bize dair tüm bilgiler (= ilgiler) firmalara satılıyor. Bu bilgilerin (= ilgilerimizin), ayrıca “kötü niyetli” kişiler tarafından kullanılma ihtimali de var. 

Kapitalizm, bizim paramızla ve bizim isteğimizle bizi avlıyor. (= bizi ele geçiriyor veya ‘şimdilik’, ele geçirmek için çalışıyor,  diyelim.)

...

Hep merak etmişimdir, bu google, görünürde (sayfasında) her hangi bir reklamı olmadığı hâlde, niye ve nasıl bu kadar büyüdü ve dünyanın en büyük şirketi hâline geldi?!. Arka plandaki yazılımları ile bizim her aramamızı kaydediyor, bizi tanıyor ve bizi, küresel şirketlere ürün olarak satıyor.

Yeni kapitalizmin ürünü (= avı), insan!. Yapay zekâ, bir insan avı projesi. Bu “zekânın” arkasındaki güçler de avcı!; bizler de “bilmeden”! bu avcıların av “hayvanlarıyız”!.

Adamlar, bizim paramızla = bizim para vererek aldığımız elektronik âletlerle/cihazlarla (= akıllı telefonlar,  bilgisayarlar, saatler, akıllı robotlar, akıllı ev âletleri ve arabalar ile) ve internet bağlantılı cihazlar ile bizi avlıyorlar.

Kapitalizm, çook sinsileşti, çook canavarlaştı; ilk çıktığında, üretim âletleri de onundu, bizim sadece emeğimizi sömürüyordu; şimdi üretim âletlerini de bize satın aldırarak, duygularımızı ve ilgilerimizi sömürüyor; taâ içimize kadar girmek (= sömürmek) istiyor.

Dün, bu işi kitle iletişim araçları (= Tv, gazete, dergi, radyo, film vb.) ile yapıyordu; şimdi ise bunu, daha az maliyetle, hissettirmeden ve daha etkili bir şekilde sosyal medya ile yapıyor. 

Bu söylediklerim, aslâ bir “varsayım veya kuruntu” değil. Şu sıralar ismini vererek reklamını yapmak istemediğim bir Harvard Business School profesörünün kitabını okuyorum; ve bunları oradan esinlenerek yazıyorum. 

...

Bize büyük rahatlık veya kolaylıkmış gibi gelen internet ve akıllı telefonlar (= cihazlar), büyük ve gizli güçlerin (= Big Brother’lerin) görünmez, ultra-modern silahları. 

İnternet veya yapay zekâ şirketleri (= teknolojisi), kesinlikle masum değil; buralarda binlerce bilim insanı (= mühendis, psikolog, sosyolog, iletişimci, vs.) çalışıyor ve bunlar, ya bilerek ya da bilmeyerek insanlığın geleceği ile oynuyor. 

İnsan aklı ve iradesi büyük saldırı altında. Bu saldırı, ancak ve ancak internet ve akıllı cihaz boykotu ile bertaraf edilebilir, püskürtülebilir.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

MÂÛN NE DİYOR?!.

İMAN - AMEL İLİŞKİSİ

KİP