AKILLI ...

Akıllı adam, demek isterdim ama diyemiyorum. Akıllı telefon, akıllı bina, akıllı şehir, vb.

Sanki insanlar akıllarını telefonlara, binalara, şehirlere, nesneler/şeylere (= nesnelerin/şeylerin interneti) vermek için, her yere kameralar ve sensörler yerleştirilmesine göz yummuşlar; buralardan birilerine veriler gönderiyorlar = 'biz buyuz'! diyorlar; o verileri (= bilgi ve görüntüleri) alanlar da o binalarda ve o şehirlerde yaşayan insanları (= bizleri) yönetiyorlar. 

O verileri ellerinde bulunduranlar (= depolayanlar), bu verilerden “bilgiler” üretiyorlar, hem bu bilgileri şirketlere (ve devletlere) satarak müthiş paralar kazanıyorlar hem de bizleri yönetiyor, yönlendiriyorlar.

Nasıl?!.

Bize, veri sağlama araçlarını (= telefon, bilgisayar, kamera, sensör/lü, buzdolabı, klima, GPRS’li araba, vb.) satarak ve o cihazları satanlara reklâm ve ürün desteği vererek. Bu adamlar, bizim her ânımızı, gelirimizi-giderimizi takip ediyorlar; bizim nasıl davranacağımızı (= neyi, ne zaman satın alacağımızı; kime oy vereceğimizi) bile “biliyorlar”!.

İşte, “akıllı adamlar”! bunlar. Bu adamlar, nesneleri akıllı; bizi ise, “aptal = nesnelere bağımlı” hâle getiriyorlar.

Böyle giderse = aklımızı bu cihazlara, pardon, bu adamlara kiraya verirsek, yakın gelecekte bizi robotlar = yapay zekâlar = bu adamlar yönetecek.

İnsandaki akıl gidince veya devredilince irade de gider, devredilir. Akıl, iradeye lojistik destek verir, iradeyi güçlendirir. Akılsız irade (= akılsız, irade) yaşayamaz. Hayvanlarda akıl olmadığı için, irade de yoktur. İnsanı, insan yapan, akıl ve iradedir.

Aklımıza mukayyet olalım, onu kimseye kaptırmayalım, kiraya da vermeyelim; hele de nesnelere. (= telefonlara, yapay zekâlara vb.); akıllı olalım.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

MÂÛN NE DİYOR?!.

İMAN - AMEL İLİŞKİSİ

KİP