PARADİGMA DEĞİŞİMİ

Kavramla ilk üniversite yıllarımda tanıştım; o yıllarda Thomas Kuhn’un ‘Bilimsel Devrimlerin Yapısı’ kitabını okumuştum, mezuniyet sonrası da felsefede master için ODTÜ’ye başvurmuştum ve Prof. Ahmet İnam, mülakatta bu kitabı ve bu kavramı sormuştu; demek ki kavrama ve kitaba iyi vâkıf değilmişim ki ODTÜ’de master öğrencisi olamadım. Bu kavram, neredeyse 30 yıldır gündemimde, artık iyi bildiğimi sanıyorum, düşünüyorum.

Paradigmayı Türkçeye dünya görüşü, hayat anlayışı, yaşam tarzı, anlayış ve yaşayış olarak çevirmek istiyorum.

Her mesleğin bir paradigması var. Bilimin, sanatın, siyasetin, ticaretin, ... ve hayatın. Modern Bilim, Post-Modern Bilim. Pozitivist Bilim, İnter-disipiner Bilim vs. Empresyonist Sanat, Realist, Sürrealist, Fovist Sanat vs. Siyasette her bir parti bir görüşü (paradigmayı) temsil ediyor. Belki sadece ticarette paradigma tek : kazanç. Dinde de siyasetteki gibi bir sürü görüş (paradigma) var. Siyasetin partileri gibi dinde de fırkalar var; eskiden partiye de fırka denirdi. İttihat ve Terakki Fırkası, Cumhuriyet Halk Fırkası gibi.

Dinde de 72 (belki de 572) fırka var ama sadece biri nâciye (= hak, kurtulacak, fırka-i nâciye)!.

Bunların hepsi paradigma. Hepsini hayat ortak paydasında toplarsak üç gruba ayırabiliriz :

1. Yemek için yaşayanlar. Bunlar çoğunluk. Bunların hayattan beklentileri sadece karınlarının doyması. Bunlar (modern) köle, ve tüm dünyadaki insanların %80 ilâ 90’ı bunlardan oluşuyor.

2. Yaşamak için yiyenler. Bunlar da keyf çatanlar. En iyi imkânlara ve şartlara (evlere, arabalara, yatlara-katlara) sahip olanlar, dünyayı turlayanlar. Dünyada ne varsa ve ne işlerine yarıyorsa ona sahip olmak için yaşayanlar. Dört karı yetmiyorsa, beşinciye ve metrese; dört oda yetmiyorsa villaya, rezidansa, jeep yetmiyorsa uçağa/jete, ... bunlar, dünyadaki insanların %2’i ilâ 3’ü.

3. Bişey olmak için yaşayanlar. Bunlar da ikiye ayrılır. A) Bir unvan veya makam (Prof. MV. Bakan. Başbakan. CB.) almak için makyavelistçe davrananlar, ve bu unvanları hava atmak veya övünmek için kullananlar. B) Bu unvanları alsınlar ya da almasınlar, kendileri olmaya çalışanlar ve kendilerini, kendilerinden daha değerli bişeye vakfedenler. Bunun için herkesle çok rahat görüşebilenler. Kibir, gurur nedir bilmeyenler. Mütevâzi olanlar ve mütavâzi yaşayanlar.

Bir paradigma değişimi gerçekleşecekse bu, bu şekilde (= 3/B) gerçekleşmeli. Mevcut = hâkim paradigmalar (1, 2, 3/A), bizi, çevreyi/dünyayı (= hayatı) mahvediyor. 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

MÂÛN NE DİYOR?!.

İMAN - AMEL İLİŞKİSİ

KİP