TRAFİK İŞARETLERİ

Bu işaretler trafik levhalarındadır.

Trafik : Eski adıyla seyrüsefer. Karada, denizde ve havada; yolda olan taşıtların (araçların), hayvanların ve yayaların (insanların) birbirine çarpmadan, zarar vermeden yol alabilmesidir.

İşaret : Yönü ve yolun durumunu gösteren iz, âyet, gösterge.

Bu işaretleri taşıtlar ve hayvanlar anlamaz; sadece insanlar anlar.

Ama taşıtlar ve hayvanlar da insanlar gibi yoldadır.

Hangi yöne ve hangi hızla gidileceğine insanlar karar verir.

Çok eskiden insan, araç ve hayvan sayısı azdı; bu yüzden yolun işaretleri levhalardaydı.

Sonra sayfalara (suhuf) geçti.

Bugün ise, insanlar çoğaldığı için, bu işaretler kitaplara taşındı.

Dün olduğu gibi bugün de yolun işaretlerini hayvanlar ve araçlar okuyup anlayamıyor.

Ne var ki, çok insan da bu işaretleri anlamak için çok zaman kaybediyor.

Hatta bunun için ilim dalları kuruldu : Tefsir, Hadis, Kelâm, Fıkıh, Tasavvuf…

Yolda olanlar, yolda kalanlar ve hastalar için hanlar, hamamlar, hastaneler inşa edildi. Yolda kaza yapanlara ya da kazaya karışanlara cezalar verildi.

Herkes yolcu.

Ama herkes doğru yolu bilmiyor.

Çünkü doğru yolun trafik işaretlerini okuyup anlayamıyor.

Bu yüzden işaretleri yanlış okuyarak yanlış yollara sapıyor.

Kimi de akıntıya kapılıyor : “Ele ne olursa bana da o olur; çoğunluk yanılmaz” diyor.

Yol işaretlerini kendi çıkarları için, kafalarına göre değiştiren şeytanlar da var.

Değişmeyecek olan ise eldeki tek Âyet/İşaret Kitâb’ı Kur’an.

Doğru yolun işaretleri O’ndadır.

O yolda dosdoğru yürüyen Elçilerin ayak izleri O’ndadır.

Ama biz, o ayak izlerini takip etmeyi değil; o izleri yoldan kazıyıp müzelere kapatmayı, yani sergilemeyi tercih ettik.

“İhdinâ’s-sırâta’l-müstakîm. Sırâta’l-lezîne en‘amte aleyhim; ğayri’l-mağdûbi aleyhim ve le’d-dâllîn.”


Yorumlar