NİYET SORGULAMASI

Niyet, bir işi yapmadan önce, o işi niçin (= kimin için) yaptığımızın gizli ve kişisel beyanı.

Kişinin niyetini sadece kendisi ve Rabbi bilir. Rab, “alîm’un bi zâti’s sudûr”dur.

Bu yazıda amacım, aslâ kimsenin niyetini sorgulamak değil, herkesin kendi niyetini sorgulamasına katkı sağlamak. Ben, kimsenin niyetini bilemem; bu yüzden kimseyi suçlamıyorum. 

Hayatta iyi niyetle bir çook iş yapıyoruz ama sonra iyi niyetimiz “bozuluyor”!.

Birine iyi niyetle bir yardım yapıyoruz; sonra da ondan minnet (saygı ve hürmet) bekliyoruz.

İyi niyetle namaza duruyoruz; sonra, namazı “gösteriye, gösterişe” dönderiyoruz. = yurâûn. (107/6.)

İyi niyetle bir dernek, vakıf, tarikat, cemaat, parti kuruyoruz; sonra, bu kurumları kişisel çıkarlarımız için kullanıyoruz.

İyi niyetle İslâm’ı tebliğ için vaazlar veriyor, yazılar yazıyoruz; sonra “meşhur” olunca bürokrasiye ve siyasete kapak atıyoruz.

Siyaseti, memlekete = halka hizmet için yaptığımızı söylüyoruz; sonra da (farkında olmadan?) hizmeti unutuyor, egomuzu ön plana çıkarıyoruz.

Hizmet için kurduğumuz organizasyonları (= dernek, vakıf, tarikat, cemaat, parti, vb.) dünyevî menfaatlerimizin aparatına, tramplen tahtasına dönüştürüyoruz.

Üstelik, bu durumu fark ettirmemek için, sürekli iyi niyetimizi gündemde tutmayı ihmal etmiyoruz. 

Gerçek = gizli niyetimizin bir gün açığa çıkacağını unutuyor, ama, başkasının kötü niyetini fark edince onları hemen “suçlu, terörist, sapık” ilan ediyoruz.

Kendimizi çook ciddî bir muhasebeye (= iç sorgulamaya) çekmemiz gerekiyor. = “hâsibû enfüseküm, kable en tuhâsebû.” Hz. Ömer. 

Gidişat hiiiç iyi değil.

“Len tebûr ticaret” bu değil. (Bknz. 35/29.)

Büyük ve görünür (= bâriz) açıklar veriyoruz; bu yüzden, iyi niyetli insanlar bize güvenmiyor; ve hiçbir hizmetimizden umduğumuz sonucu alamıyoruz; oyalanıyoruz.

Bir ân evvel niyetlerimizi temizlemeli; “dini = dine hizmeti ticaret metâı gibi” görmekten vazgeçmeliyiz.

Yarın (= büyük hesap gününde), asıl niyetimiz gün yüzüne çıkınca, kandırdığımız masum insanlar yüzümüze tükürebilir, büyüük pişmanlıklar yaşayabiliriz.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

MÂÛN NE DİYOR?!.

İMAN - AMEL İLİŞKİSİ

KİP