ZAMANI GÖRMENİN ONTO-EPİSTEMOLOJİSİ
Zamanı Görmenin Onto-Epistemolojisi : Nazar, Basar, Basîret ve Ferâsetin Birlikte Kurduğu İdrak Modeli
Giriş : Görmek Zamanın İçinden Geçer
İlk ilke şudur : İdrak, zamanla mümkün olur.
Zamanı doğrudan göremeyiz; fakat her görme edimi, zamanın kendi iç işleyişine dayanır.
Gördüğümüz şey, yalnızca “gözün yakaladığı görüntü” değil, aynı zamanda zihnin o görüntüyü işlemeye ayırdığı süredir.
Bu nedenle “görmek” denilen şey, aslında bir zaman + bilinç etkileşimidir.
Zamanı görmeyiz fakat zaman, görmemizi “görünür kılar.”
1. Ontolojik Çerçeve : Zamanın Görmeyi Taşıyıcı Rolü
1.1. Ân (En Kısa Süre), Devam (Süreklilik) ve İrtibat (Bağlantı)
Her idrak üç zaman katmanı kullanır :
- Ân : Basarın zamanıdır.
- Devam : Basîretin zamanıdır.
- İrtibat : Ferâsetin zamanıdır.
Basîret, sürekliliği yoğurur.
Ferâset ise kopuk ânları birbirine bağlayarak “istikamet” çıkartır.
Bu üçü birleşmeden hiçbir idrak tamamlanmaz.
2. Epistemolojik Çerçeve : Bilginin Zamanla Açılması
Bilgi, insanda üç aşamada açılır :
- Tespît (keşif değil, fark ediş) → Basar
- Tahlîl (çözümleme) → Basîret
- Te’vîl (Doğru bağlama yerleştirme) → Ferâset
Bu üç aşamayı harekete geçiren itki ise nazardır.
Demek ki :
- Nazar = Epistemolojik yöneliş.
- Basar = Verinin ilk yakalanışı.
- Basîret = Verinin zamansal işlenişi.
- Fersâset = Verinin konumlandırılması ve istikametlendirilmesi.
3. Dört Görme Biçiminin Sistemik Birliği
3.1. Nazar : Ontolojik-Soru Üreten Görme
Nazar, “bakmak” değildir; “neye bakılacağını belirleyen içsel kıble”dir.
Nazarın üç özelliği :
- Niyet doğurur : Gözün nereye yöneldiğini belirler.
- Zaman tahsis eder : Bakışı kesintisiz hale getirir.
- Mes’ele üretir : Görülene bir soru yükler; soru yoksa idrak yoktur.
Bu nedenle nazar olmadan basar, yalnızca bir “gürültü”dür.
Zihin, nazarın sorusunu sormadığı hiçbir görüntüyü anlamlandırmaz.
3.2. Basar : Ânın Yakalanışı ve Bilginin Ham Maddesi
Basar, ontolojik bakımdan görüntünün var oluş anıdır.
- Zamanı çok kısadır.
- Anlık bir “flaş”tır.
- Kendisi bilgi üretmez; yalnızca “malzeme” taşır.
Basarın hakikati, “varlığın gözdeki izi”dir. Fakat bu iz, zihne hemen akmaz; akarsa dahi anlam hâline gelmez.
Basarın değeri, basîrete ham madde olmasıdır.
3.3. Basîret : Zamanın Görmeyi Yoğurması
Basîret, epistemolojik olarak zihnin zamana yayılmış görme biçimidir.
Basîretin oluşması için :
- tekrar,
- süreklilik,
- hatırlama,
- kıyas,
- içsel sessizlik gerekir.
Basîret, basarın ürettiği görüntülerin :
- birbirine dokundurulması,
- zihinde pişirilmesi,
- bütünleştirilmesi ile ortaya çıkar.
Basîret şunu mümkün kılar : İnsan, sürekliliği görür; değişimi fark eder; değişimdeki düzeni sezer.
Basîret olmadan dünya “kopuk ânlardan ibaret bir kaos”tur.
3.4. Fersâset : Zamanın İstikamet Okunuşu
Fersâset, yalnızca “şimdi olanı görmek” değil, şimdi olanın nereye akacağını da görmektir.
Bu nedenle :
- basar varlığı görür,
- basîret düzeni görür,
- ferâset istikameti görür.
Ferâset, bilginin üçüncü ve en üst katmanıdır; zamanı lineer değil, teleolojik (bir yöne ve amaca doğru akan) olarak okur.
Bu yüzden sûfî literatürde denir ki : “ferâset, basîretin geleceğe tutulan aynasıdır.”
4. Kâinatın Zaman Aynası Olarak Okunması
Varlık, Hakikat’in “tek seferlik fotoğrafı” değil; zaman içinde akan fiiller bütünü olduğundan, kâinat bir zaman aynasıdır.
Bu aynada :
- Basar görüntüyü görür,
- Basîret kanunu görür,
- Ferâset yönü ve amacı görür,
- Nazar ise bütün bu süreci başlatır.
Kâinatın aynalığı, ancak bu dört görme biçimiyle tam olarak anlaşılır.
Fiillerden Fâil’e geçiş (= eşyanın içindeki İlâhî düzeni sezmek), basarla değil, basîret ve özellikle ferâsetle olur.
5. Sonuç : Dört Görme Biçimi, Tek Bir İdrak Modeli Oluşturur
Zamanı göremeyiz ama :
- Nazar, zamanın yönünü belirler.
- Basar, zamanın fotoğrafını çeker.
- Basîret, zamanın düzenini çözer.
- Fersâset, zamanın istikametini okur.
Bu dört unsur birleşmeden :
- idrak tamamlanmaz,
- anlam oluşmaz,
- hikmet doğmaz,
- kâinatın “Rabbânî aynalığı” görünmez.
Dolayısıyla görmek, gözün değil; görüşün ve zamanın bir işlevidir.
Ve insan, zamanı görmeyi öğrendiğinde ancak, Rabbinin Fiillerini de görmeye başlar.
Yorumlar
Yorum Gönder