TEKBİR VE TESBİH ARASINDAKİ KULLUK SINIRI
Tekbir ve Tesbih Arasında Kulluk Sınırı
Giriş
Namazda tekrar edilen lafızlar çoğu zaman alışkanlıkla söylenir; oysa bu tekrarların her biri, kulun Allah ile kurduğu ilişkinin sınırlarını ve yönünü belirleyen bilinçli bir pedagojinin parçasıdır. Özellikle Allah-ü Ekber ve Sübhânellah arasındaki fark, kulluğun ontolojik çerçevesini anlamak açısından anahtar bir yere sahiptir.
Bu metin, namazda tekbirlerin sabit, tesbihlerin ise artırılabilir oluşunun ne anlama geldiğini ele almakta; bu farkın fıkhî değil, doğrudan kulluk bilinciyle ilgili olduğunu savunmaktadır.
1. Tesbih : Tenzihin Açık Ucu
Sübhânellah, Allah’ı eksiklikten, sınırlılıktan, benzerlikten ve insan tasavvurundan tenzih etmektir. Tesbih, kulun idrakiyle doğrudan ilişkilidir.
Rukû ve secdede tesbihin artırılabilmesi şunu ifade eder :
Kul, Allah’ı bildiği her şeyden tenzih ettikçe, bu bilginin yetersizliğini de fark eder.
Bu nedenle tesbih :
- çoğaltılabilir.
- derinleştirilebilir.
- uzatılabilir.
Tesbih, kuldan Allah’a doğru ilerleyen bir arınma hareketidir. Kul, burada kendi idrak sınırlarını itiraf ederken aynı zamanda bu sınırları aşma yönünde bir bilinç geliştirir.
2. Tekbir : Aşkınlığın Sabit Ölçüsü
Allahü Ekber, Allah’ın “en büyük” olduğunu söylemekten ziyade, insanın bütün büyüklük tasavvurlarını geçersiz kılar. Ekber, karşılaştırma değil; kıyasın iptalidir.
Ancak dikkat çekici olan şudur :
Kul, tekbirlerin sayısını artıramaz.
Bu, rastgele bir sınırlama değildir. Tekbir :
- kulun coşkusuna,
- psikolojik hâline,
- kişisel derinliğine göre değiştirilemez.
Çünkü tekbir, Allah’ın büyüklüğünü kulun tayin etmesine izin vermez. Eğer kul tekbiri artırma yetkisine sahip olsaydı, farkında olmadan büyüklüğü ölçülebilir bir şeye dönüştürmüş olurdu.
Tekbirde ölçü vahiydedir, kulda değil.
3. Yetki Ayrımı : Nerede Özgür, Nerede Teslim?!.
Namazın dili, kulun yetki alanlarını açık biçimde ayırır :
- Tesbih, artırılabilir; bu, tenzihte derinleşme sağlar.
- Tekbir, sabittir, artırılamaz; bu, aşkınlığın sınırınıdır
- Duâ, serbesttir; talep ve yakarışı özel kılar.
Ama (farz) lafızlar değişmez.
Bu yapı şunu öğretir : Kul, Allah hakkında daha çok susabilir, ama daha çok hüküm koyamaz.
4. Pedagojik Denge
Namazda tesbihin sayıca fazla, tekbirin ise sınırlı oluşu insan psikolojisi açısından da anlamlıdır. İnsan, büyütmeye ve yüceltmeye meyyaldir; ancak büyüttüğünü putlaştırma riskini de taşır.
Bu yüzden :
- Tesbih sık sık tekrar edilir → tasavvurlar yıkılsın diye.
- Tekbir sınırlıdır → tasavvurlar sabitlenmesin diye.
Namaz, kulun zihninde ne put bırakır ne de boşluk.
5. Rakamların Pedagojisi : Sayıların Sessiz Dili
Namazdaki tekrar sayıları, gizli bir numeroloji sunmaktan ziyade bilinç eğitimi verir. Burada rakamlar bir “şifre” değil, kulun zihnini ve kalbini terbiye eden bir ritimdir.
Dikkat çekici asimetri şudur :
- Tekbirler yaklaşık 240+1 kez,
- Tesbihler (rukû + secde) yaklaşık 360 kez tekrar edilir.
Bu fark, Allah’ın aşkınlığının ilan edilmesinden çok, insanın yanlış tasavvurlarının sürekli düzeltilmesi gerektiğine işaret eder. İnsan, Allah’ı inkâr etmekten ziyade, çoğu zaman O’nu yanlış büyütme hatasına düşer. Tesbihin sayıca fazla oluşu, bu riske karşı süreklilik arz eden bir arındırmadır.
Özellikle 360 sayısı pedagojik bir çağrışım taşır : Daire, kuşatıcılık ve her yönden tamamlama. Bu, Allah’ın tek bir cepheden değil; zihnin her yönünden, her açıdan tenzih edilmesi gerektiğini hatırlatır.
Tekbirlerin sayıca baskın olmaması da bilinçlidir. Eğer tekbir nicelik olarak hâkim olsaydı, büyüklük ölçülebilir sanılabilir; coşku, hükme dönüşebilirdi. Bu nedenle tekbirler eşiklerde yer alır : Başlangıçta ve geçişlerde. Kapıyı açar; fakat içeriye hükmetmez.
Rakamların fısıldadığı temel ilke şudur : Kulluk yoğunlukla değil, dengeyle; çoklukla değil, istikametle kurulur.
Sonuç
Tekbir ve tesbih arasındaki fark bize şunu öğretir : Kul, Allah’ı dilediği kadar tenzih edebilir; ama Allah’ın ne kadar “büyük” olduğunu tayin edemez.
Tesbih, kulun idrakini temizler.
Tekbir, kulun haddini belirler.
İkisi birlikte olduğunda ortaya çıkan şey, bilgi değil; kulluktur.
Yorumlar
Yorum Gönder