RABBİM ALLAH

RABBİM ALLAH 

“Rabbim Allah” derken ne diyor olabiliriz?!.

Rab, Arapçada rabbebe kökünden gelir : yetiştirmek, terbiye etmek, kemâle erdirmek; aynı zamanda : sahip, efendi, yetiştirici, koruyucu, idare eden demektir.

Dolayısıyla “Rabbim Allah” diyen biri aslında şunu söylüyordur : Beni yaratan, yaşatan, yetiştiren, yöneten, koruyan, sahiplenen ve kemâle erdiren Allah’tır.

Bu sözün idrakle/bilinçle söylenmesi, bir hayat tarzına dönüşmesi ise bambaşka bir şeydir.

1. Allah’ın Terbiyesi = Allah’ın Eğitimi

Bir insan “Rabbim Allah” dediğinde şu soruyla karşı karşıya gelir :

Allah tarafından yetiştirilen bir insan nasıl olur?!.

  • Kendini Allah’ın gözetiminde bilir.
  • Her nimeti Allah’tan görür.
  • Korkusunu, ümidini, güvenini tek kaynağa bağlar.
  • Ahlâkını Allah’ın emir ve yanaklarına göre düzenler.
  • Kendini çocuk gibi eğitilecek biri olarak görür.

Yani “Rabbim Allah” sözü kendini Allah’ın eline teslim etme cümlesidir.

Dil bunu kolay söyler; ama bu iş nefis zor gelir.

2. “Sahibim Allah’tır” Demek

Eğer kişi “Allah benim sahibimdir” diyorsa :

  • Başkasına kulluk etmez.
  • Başkasında izzet aramaz.
  • Başkasının beğenisini “rab edinmez”.
  • Övgüden ve yergiden bağımsızlaşır.
  • Sahiplenmesini Allah’tan bekler.

Fakat kişi hâlâ şunlara boyun eğiyor ve değer veriyorsa :

  • Nefsinin arzularına,
  • İnsanların beğenisine,
  • Toplumun baskısına,
  • Öfke, şehvet ve kibre,
  • Para, güç, makam ve mevkiiye,
  • Görünmeye ve onaylanmaya… işte o zaman, fark etmeden başka “rabler” üretmiş/edinmiş olur.

Kur’an buna “erbab” der.

3. Meleklerin Müjdesi Niçin Herkese Değil?!.

Ahkâf 13 ve Fussilet 30-31 açık konuşuyor :

“Rabbimiz Allah’tır deyip sonra dosdoğru (müstakîm) olanlara melekler iner ve der ki : ... korkmayın, üzülmeyin…”

Demek ki meleklerin müjdesi iki şartla geliyor :

1. “Rabbimiz Allah” diyeceğiz.

2. Ve bu söze sadakat göstereceğiz.

Söz, kolay; istikamet, zor.

Meleklerin inmesi lafza/söze değil, samimiyete ve hayata = uygulamaya bakar.

Şu halde şu soru çok yerinde : “Ben de ‘Rabbim Allah’ diyorum; melekler neden  bana inmiyor/gelmiyor?!.”

Çünkü Kur’an’a göre mesele demek değil, “demeye sâdık kalmak”.

Bizler “Rabbim Allah” derken :

  • Hâlâ arzularımızın kuluysak,
  • Öfkemiz bizi yönetmeye devam ediyorsa,
  • Bizde şehvetimiz efendiyse,
  • Makam, para-pul veya saygınlık bizi yönlendiriyorsa,
  • Allah’tan çok insanların rızasını gözetiyorsak, … melekler bize inmiyor/gelmiyor; çünkü sözümüz hakikat olmamış.

4. Peki Biz Gerçekte Ne Diyoruz?!.

Sorunun özü bu : Ben ne diyorum, neyi yaşıyorum?!.

Ağzım : “Rabbim Allah” diyor; elim, başka şeylere uzanıyor. Kalbimde başka korkular, başka hesaplar var. Zihnim, başka efendiler tanıyor : beğeni, statü, öfke, alışkanlık, hırs, kıskançlık…

Dil “Allah” diyor, nefis “ben” diyor.

5. “Rabbim Allah” Sözünün Hakikati

Bu söz aslında bir ahlâk kararıdır :

  • Kendini Allah’ın terbiyesine bırakma kararıdır :“Ben kendimi eğitemem, beni Sen eğit.”
  • Allah’ın sahipliğini kabul etmedir : “Ben kendimin bile sahibi değilim.”
  • Allah’ın efendiliğini/rabliğini = rubûbiyetini içselleştirmedir :“Benim üstümde ancak Senin hükmün var.”
  • İstikamettir :“Ben bu söze sadık kalacağım” demektir.

İşte bunlar tamam olunca, o kula melekler iner, çünkü o kul, hakikate girmiş olur.

6. Sonuç : Ne Diyoruz ve Ne Yapıyoruz?!.

Farkında olmadan şunu yapıyoruz : Cümleyi söylüyoruz, ama hayata aktarmıyoruz.

Biz “Rabbim Allah” derken :

  • Allah’ın bizi terbiye ettiğini,
  • Bizi yönettiğini, 
  • Allah’a boyun eğdiğimizi,
  • Ve O’nu hoşnut etmek istediğimizi bilmiyoruz.

Dilimizin Rabbi Allah, ama nefsimizin rabbi hâlâ başka putlar.

İşte bütün çatışma burada. Bu yüzden de melekler bize : “korkmayın, üzülmeyin…” demiyor. 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

MÂÛN NE DİYOR?!.

İMAN - AMEL İLİŞKİSİ

KİP