BOŞ

Boş : Çalışıp-çabalayıp sonunda hiçbir şey elde edememe, “elde var sıfır = 0”, deme hâli.

Böyle bişey mümkün mü?!.

Kesinlikle hayır. İyi ya da kötü, herkes çalışmasının sonucunu görecek. “Gerçek şu ki, insan için çalışmasından başka bir şey yoktur.” (53/39.) = وَاَنْ لَيْسَ لِلْاِنْسَانِ اِلَّا مَا سَعٰ

Hâl böyleyse, neden, bir yakınımız ölünce/vefat edince veya birinden bir beklentimiz yerine gelmeyince : “her şey boş/muş, bu dünya yalan/mış” deriz?!.

Kısa vadeli veya tek dünyalı düşündüğümüz, tüm “yatırımlarımızın” sonucunu burada almak istediğimiz için.

Bir ömür çalışırız, ev, araba, yat-kat, makam-mevkii, vs. (satın) alırız; kaza yaparız, deprem olur; evsiz, arabasız kalırız. Nitekim daha dün 6 Şubat 2023 depreminde onlarca evi olan birinin bir çadır bulduğu için “sevindiğini”; ciddi bir savaş veya kıtlık olduğunda bir çuval un alabilmek için altındaki arabasını verenleri gördük. 90'lı yıllarda Rusya’da ve daha dün Irak ve Suriye’de Prof’ların ve üst düzey sivil-asker bürokratların simit sattığına şahit olduk. Bunlar işin maddî boyutu. Bir de manevî boyut var. Yıllarca biriyle çok yakın dostluk veya arkadaşlık yaparız, ama onun bir sözü bizi yıkar, ve “her şey boşmuş” deriz. 20-25 sene evlatlarımızın üzerine titreriz, ama onlar “büyüyünce” bizi “tanımaz”!, vs...

Böyle durumlarda tek dünyalı düşünürsek, “yıkım” kaçınılmaz olur, kafayı yeriz, dünyanın en iyi psikiyatrları bile bize çare bulamaz.

Ama, yaptığımız iş, vicdanımızı rahatlatmak (= görevimiz, Allah’ın emri olduğu) içinse, o işin aslâ kaybolmayacağına = boş bir iş olmadığına inanırız. Meseleye böyle bakarsak bizi hiçbir “yıkım” yıkamaz. Bunu, kötülük yapanlar (ihânet edenler = hâinler) bilemez, ama onların yaptığı kötülükler de yanlarına kâr kalmaz. 

“Kim zerre ağırlığınca iyilik veya kötülük yapmışsa onu görecek.” (99/7-8.) Burada iki kelimeye ekstra vurgu yapmak gerekiyor : zerre ve görme.

Zerre, sadece maddî olarak küçük değil, söz ve davranış olarak da küçük. Görme, seyretme veya bakma değil, hesabını verme.

Kesinlikle bilelim ki bizim, “boş = elde var sıfır”, dediğimiz durumlar aslâ yaşanmayacak.

“Çünkü herkes, yapmış olduğu (iyi veya kötü) her şeyin karşılığını tam olarak görecek. Allah, onların yaptıklarını çook iyi bilmektedir.” (39/70.)

وَوُفِّيَتْ كُلُّ نَفْسٍ مَا عَمِلَتْ وَهُوَ اَعْلَمُ بِمَا يَفْعَلُونَ۟

Hâsılı kelâm, kimsenin yaptığı yanına kâr kalmayacak.

Bu dünya, boş (= anlamsız) değil.

Ama “bazıları” bu dünyanın boş olduğunu ısrarla söylemeye devam ediyor. 23/115. 38/27. 3/191. 15/85. âyetler onları yalanlıyor.

“Biz, gökleri ve yeri ve bu ikisi arasında var olanları bir oyun, bir eğlence olarak yaratmadık.” (21/16. 44/38.)

Ama “onlar” bunu, oyun ve eğlence olarak görüyorlar. 

GÖRECEKLER.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

MÂÛN NE DİYOR?!.

İMAN - AMEL İLİŞKİSİ

KİP