YALAN/CI
Yalan, hakikat/gerçek dışı söylenen söz. Yalancı, yalanı meslek edinmiş kişi. Ci/cı eki, meslek bildirir; bankacı, borsacı, siyasetçi, gibi.
Yalan, hakkın/hakikatin, gerçeğin zıddıdır. Yalan : Gündelik hayatta yaşadığımız tek tek olgu ve olayları örtmek = gizlemek ve çarpıtmak olduğu gibi, tümel (genel) hakikati de gizlemek/örtmek, çarpıtmak ve bu yolla insanları kandırmaktır.
Allah, kesinlikle yalancı ve kâfire hidâyet vermez. “... innallâhe lâ yehdî men hüve kézibün keffâr.” (39/3)
Kézib, yalancı; keffâr, küffârdır. (= hakkı/hakikati örtendir.) Çiftçiye de tohumu toprakla örttüğü için küffâr denir. (Bknz. 57/20)
Yalancı ve küffârın hidâyeti hayal. Hidâyet için, hakkın/hakikatin, gerçeğin örtülmemesi, gizlenmemesi, çarpıtılmaması gerekiyor.
“İhdinâ’s sırât-al müsteqîm. Sırât-allezîne en'amte aleyhim...” (1/6-7)
Hidâyet, sırât-ı müsteqîm = doğru yolda, doğru yol üzre yürümektir. Yalan, doğruyu = doğru yolu gizlemektir.
Yalan, küfrün, (= küfür, yalanın) kardeşidir.
Sosyal medya (= internet = Facebook, WhatsApp, İnstagram, Twitter, vb.) ve kitle iletişim medyası (= Gazete, Televizyon, Radyo, vb.) = Enformasyon = Digital toplum = Uzaktan, Sanal İletişim, neredeyse yalan haberin yurdu oldu.
Hakikat, yüz yüze iletişimde, sohbette.
Diller söylese de gözler, yalan söylemez.
Yorumlar
Yorum Gönder