VİCDAN
Mevcut. Mevcudât. Vücud. Vecd de aynı kök : VCD (= وجد).
Vicdan, ahlâkî bir kavram. Sanki, mevcudâtın özünde “saklı” olan kod gibi. O kodu bulmaya (Arapçada bulmak, vecede) vicdan; onunla olmaya da vicdanlı olmak deniyor.
Vicdan bulununca = vicdanlı olununca, kişi kendinden geçiyor. (= vecd hâli.); mevcudât ile “bir” oluyor; kendine, hiçbir şeye ve hiç kimseye zarar veremiyor.
Emmanuel Levinas, etik olanı, ontik ve epistemik olanın (= ahlâkı, ontolojinin ve epistemolojinin) önüne geçirir.
Ahlâk’ın kökü de halktır. (= yaratmadır.) Tanrı’ya göre yaratma, bilmeden sonra olsa da; bize göre yaratma = yaratılma, bilmeden öncedir; yaratılmasaydık (= var = mevcut olmasaydık) bilemezdik. Yaratmaya = yaratılmaya dönersek, oradan da Tanrı’ya varabilir, -- ki, yaratılanlar, bizi Tanrı’ya götüren âyetler, işaretlerdir --; ontoloji ve epistemoloji = bilgi yoluyla vicdanımızı ve Tanrı’mızı bulabiliriz.
Vicdanlı olamayan, vicdanını bulamayan, Tanrı’sını da bulamaz.
Yorumlar
Yorum Gönder