COŞKU

Coşku, sadece aşırı bir heyecan mıdır?!. Büyük ölçüde böyle bir heyecandır, böyle bir duygudur; ama, işin aklî (= düşünsel, düşünce) yanı da vardır. Coşku, duygulanımın, duygunun taşmasıdır. Sevginin coşkusu olduğu gibi, nefretin veya kinin coşkusu da olur. Akıl da, bilmekten coşku (= heyecan) duyar; bildiği ile yetinmez, taşar, kabını aşar.

Herkesin coşkusu farklıdır. (= farklı farklı şeyleredir.) Coşku, bizdeki isteğin, istek duyduğumuz şeye aşırı yönelimidir. Kimi mala (= paraya-pula); kimi cana (= karşı cinse, kendine veya kendi gibi birine); kimi de makama (= ünlü olmaya) yönelir. İlki, zenginlikle, (zengin olma coşkusu ile); ikinci ve üçüncü, sahip olma (sahiplenme) coşkusu ile “olma”!dır; ama bu “olmalar”, bu aşırı istekler (= coşkular), akılla (= akıl coşkusu ile) birlikte yürümezlerse, kişinin gözünü kör ederler. = Malla coşan, mal olur; o kişiyi malla (= parayla) satın almak da kolaylaşır. Hemcinsinin veya karşı cinsinin canıyla coşana her zaman daha güzel hemcins veya daha güzel karşıt cins de; her makamın (= her mevkiinin, her ünlünün) daha üstünde bir makam-mevkî (= ün, unvan, ünlü) bulunur.

Akıl, bu coşkuyu doğru yöne (= doğru istikamete = doğru kıbleye) kanalize eder, ve kişinin yöneliminin (= yönelişinin) değerini belirler ve o değeri, parayla-pulla, makamla-mevkîyle ölçülemeyecek veya değişilemeyecek Olan’a yönlendirir. Aklın coşkusu, O’nun dışındaki bütün coşkuların geçici ve sahte olduğunu öğretir akıllı insana.

Duygusal olarak coşan, ama aklî olarak sönük kalan (= yerinde sayan); aklî olarak coşan, ama duygusal olarak sönük kalan insanlar, “yarım insanlardır”!. “Tamamlanmanın, tam olmanın”! (yolunun) önündeki engelleri, aklî ve duygusal coşku, birlikte/beraber aşabilirler. Bu coşkunun sonucunda oluşacak olan amel de, sâlih ameldir. Ben, sırf duygusal olan coşkuya, cezbe; sırf aklî olan coşkuya ise, herze diyesim geliyor ama yine de herze demekten kaçınıyor ve cerbeze diyorum.

Coşkularımızı kontrol etmemizde büyük faydalar var.

Bizi coşturan şeyler neler?!.

...

(Not : Herze : Abes veya boş söz. Cerbeze : İnandırıcı olmadığı hâlde inandırıcı gibi! konuşma, konuşmaya duygu katma, hilekârlık yapma. F. Gülen’in vaazları gibi.)

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

MÂÛN NE DİYOR?!.

İMAN - AMEL İLİŞKİSİ

KİP