SES KONTROL!...

İnsanlar yeterince ses dinliyorlar, hatta seslerin içinde kayboluyor, yok oluyorlar; sesten kaçmak için yine sese sığınıyorlar. (Kulaklarına, kulaklıklar takıyorlar; onlardan müzik, maç, skeç, podcast, vb. dinliyorlar.)

...

Bunca araba cayırtısı, televizyon cazırtısı, kapı gıcırtısı, mide kazıntısı, can sıkıntısı, ağız şapırtısı, önyargı takıntısı, nefes hırıltısı veya horultusu, maç, dizi, vb. şeyler varken, beni/seni kim dinler, benim/senin sesim/ne kim kulak verir?!.

...

Sesleri birbirinden ayırabilme, neye göredir?!. “Sesime gel”!., dersek, gelirler mi?!. Sesin kalitesi, çekici midir?!. En kaliteli ses, kimin (hadi neyin de diyeyim!) sesidir?!.

...

Ortalığı saksağanlar sarmış, bülbüllerin sesi duyulmuyor.

...

Bu kadar çook ve yoğun ses arasından “özel ve güzel bir sesi” dinlemek ve anlamak istiyorsak, o sese “özel bir dikkat” vermemiz gerekiyor; aksi hâlde, o ses de diğer sesler gibi, ‘gürültü’ olarak algılanır.

Dikkat, özel ilgi, gönülden yönelim (= tebettül) demektir. (Bknz. 73/8) Sesin sahibi Allah olsa bile!, bizler O Sese gönülden yönelen bir dinleyici değilsek, O Sesi de diğer sesler gibi algılarız.


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

MÂÛN NE DİYOR?!.

İMAN - AMEL İLİŞKİSİ

KİP