KONUŞMA ve YAZMA

Konuşma ve yazma, içeride olanı (= düşünüleni) dışa vurmadır. Bu : 1) Atma (= kurtulma) ve 2) Paylaşma (= yardımlaşma) şeklinde olabilir.

Ben, çoğu konuşma ve yazmayı birinci hâlin bir sonucu olarak dinledim ve okudum. İkinci hâle, şimdiye kadar (henüz) rastlamadım. Üçüncü (3.) bir şık daha var : Konuşma ve yazmadan kazanç sağlamak. Bu şık, içinde yaşadığımız kapitalist kazanç toplumuna daha uygun. Şovmenler ve yazarlar (= konuşarak ve yazarak para kazananlar), epey (hatırı sayılır düzeyde) para kazanıyorlar. 1. ve 3. kategoriye girenlerin düşünceleri (= konuşmaları ve yazmaları), kimsenin sadrına şifa, derdine devâ olmaz. 1. grup, zaten düşüncelerini bir hastalık/maraz olarak görüp onlardan kurtulmak isteyenlerden; 3. grup, düşüncelerini sermayeye (kazanca, ticarete) dönüştürenlerden; 2. grup ise düşüncelerini umut olarak görenlerden oluşur.

Oyun ve eğlence (dedi-kodu) için konuşan ve yazanlar da can sıkıntılarını unutmak için konuşur ve yazarlar; hadi bunlara da 4. grup (= boşboğazlar veya dedi-koducular grubu) diyelim. 

Ya, konuşulanları dinleyenler ve yazılanları okuyanlar?!.

Onları da siz gruplandırın.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

MÂÛN NE DİYOR?!.

İMAN - AMEL İLİŞKİSİ

KİP