UYANIKLIK
Bilinçli, müteyakkız (= uykuda değilken uyanık) olmaktan söz ediyorum, normal uykudan uyanmaktan değil.
Böyle bir uyanıklıkta ne olur?!.
Bilinç “açık”! olur; kafada “yüksek voltajlı ışıklar”! sürekli yanar; şimşekler gibi yanıp-sönmez.
Alkol ve anestezi aldığımızda, bu “ışıklar”! zayıflıyor veya sönüyor.
Uykuda da bu “ışıklar” sönük, veya kafamızın içinde düşük voltajlı “gece lambası” yanık.
Düşünme, sönük olan bu ışıkları yakmadır.
Günlük (gündelik), sıradan, olağan hayat, 40-50 voltluk ışıklarla sürer/sürdürülür. “Sıra dışı” (= olağanüstü) bir hayat için bu “ışıkların”! 60-70-80 ve daha yukarısına çıkması (= çıkarılması) gerekiyor. Dâhiler, “yüksek ışıkla” çalışırlar. Gönül aydınlanması (= hidâyet) de, böyle bişey olmalı!.
40-50 voltluk ışıklarla bizi “karanlığa” mahkûm ediyorlar.
Alışılmış hayatı terk etmeyince, “yüksek ışıklı” bir hayat mümkün değilmiş.
Sakın hâ!, neon ışıkları ile ışıklandırılmış gece (= eğlence) hayatları aklınıza gelmesin; çok başka bişeyden, “gerçek aydınlanmadan”! söz ediyorum. Böyle bir aydınlanma yaşarsak, bizi kimse, kolay kolay kandıramazmış. Bunun için tek şart, Allah’tan başka bütün ilâhları terk etmek; onların ilâh olmadıklarını, çoook zayıf olduklarını, bir sinek bile yaratamadıklarını (22/74.) fark etmekmiş.
Tevhîd, uyandırır; şirk, uyutur.
Yorumlar
Yorum Gönder