ZOR ÂYET & ZOR SORUN

Zor âyet, Nur Sûresinin 35. âyeti. Bu âyetle bilinç felsefesinin zor sorunu arasında çok yakın bir bağlantı (= ilişki) var.

Önce zor âyet, sonra zor sorun.

“Allah, göklerin ve yeryüzünün, Nûrudur, aydınlığıdır. O’nun aydınlığı, içinde ışık bulunan kandil yuvası gibidir. O kandil, bir fanus içindedir. O fanus, inciden bir yıldız gibidir. Doğuya da batıya da ait olmayan mübarek bir ağacın yağından yakılır. Onun yağı neredeyse kendisine ateş dokunmasa bile ışık verir. Aydınlık üstüne aydınlık = Nûr üstüne Nûrdur. Allah, hak eden kimseyi aydınlığına (= nûra) iletir. Allah, insanlara örnekler verir. Allah, her şeyi bütün ayrıntılarıyla bilendir.”

Şimdi de zor sorun :

Bilgiden bilince geçişi anlamak (= kavramak, bilmek) mümkün değil. Bilgisayarlar, (bilinçli) insanlar gibi (bilinçli) değildir. Bilinç için, bilginin neden, niçin (= ne amaçla) kullanıldığını da bilmek ve o bilgiyi “hissetmek”! gerekir. Bunun için de, “öz/iç farkındalık” (= qualia, nitelce) şarttır; bilinçli insan bir zombi gibi değildir; vs...

Bilgi, bişeyin bilgisidir; o şeyin neden, niçin (= ne amaçla) kullanıldığının bilgisi değil. Örneğin, elektriğin bilgisi, elektrik üretmenin ve onu kullanmanın bilgisidir; ama, bu bilgide elektriği neden, niçin (= ne amaçla) kullanıldığımızın bilgisi yoktur.

Bilgi, elektrik üretmek için hidro-elektrik ve termik santraller yapar, şehirlere ve evlere elektrik hatları döşer ama bize, elektriği neden, niçin (= ne amaçla) kullanacağımızı söyle(ye)mez. Bunu, geceyi/gecemizi (= karanlığı/mızı) aydınlatmak için yapar, diyebilirsiniz. Ben de niçin?! derim ve ilâve olarak şu soruları da sorarım. Bu elektriğin kaynağını (= suyu ve kömürü) kim sağlıyor?!. Elektrikle aydınlattığınız gece, yeryüzünün kaçta kaçını aydınlatıyor?!. Allah, göklerin ve yerin tamamını aydınlatıyor...

“Bir sabah (kalktığınızda) suyunuz yerin dibine çekiliverse (artık gök de su indirmese); size o suyu kim geri getirecek?!.” (67/30.) Aynı şey, kömür için de geçerli. Kömür madenleriniz (= enerji kaynaklarınız) tükense, size yeniden kim kömür (= enerji, elektrik) üretecek (= verecek)?!.

...

Sizin, bizim, hepimizin “ışığı, nûru” Allah’tandır. Allah, göklerin ve yeryüzünün aydınlığıdır, nûrudur.

Kişide bu nûr yoksa, bilinç de yoktur.

Bilinçle nûr arasında çook yakın bir bağlantı, çok sıkı bir ilişki vardır. Bilinç felsefecileri (= nöro-felsefeciler, nöro-biyologlar, nöro-psikologlar) bu Nûr’dan uzak kaldıkları sürece, bilinci aslâ anlayamazlar ve bilince zor sorun demeye devam ederler.

Bilinç, âlemlerin Rabbini bilmek, sadece O’na kulluk yapmak veya tapmaktır.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

MÂÛN NE DİYOR?!.

İMAN - AMEL İLİŞKİSİ

KİP