DİN, DÜZENDİR.

Din, özneyi (öznelliği, seni, beni) düzenler; özne de dışarıyı. Aslında dışarı düzenlidir, dışardaki her şey, O’na boyun eğmiştir; bozuk özne ise, dışarıyı bozar.

“İnsanların kendi yaptıklarından dolayı karada ve denizde fesat ortaya çıktı, düzen bozuldu. Belki akıllarını başlarına alırlar diye yaptıklarının bir kısmı onlara tattırıldı.” (30/41.)

Bilim, dışarısı ile ilgilenir. Psikoloji bilimi de “içeriyi” (= psişeyi) terk (ihmâl) etmiştir; o şimdilerde dışarının bozduğu içerinin tamiri ile ilgilenmekte (psikanaliz), ama bozulmamış içeriyi (= fıtratı) bilmediği için, içerinin nasıl düzelteceğini de bilememektedir. 

“elâ ye’alemü men Halaq?!...” (67/14.)

Din, içeri ile dışarının uyumu için vardır; içerde uyum olmazsa, dışarda da olmaz. 

Bilim, içeriyi ihmâl ettiği sürece, dışarıda düzen sağlayamaz. Meseleye böyle bakarsak, bilimin nesnelliği, kocaman bir “çocuk masalı ve kandırmacadır”!.

Pozitivist bilim, bizim hiçbir derdimize çare olamaz; dünyamızı da mahveder  âhiretimizi de; zaten mahvediyor.

Bir ân evvel, akılla kalbi buluşturmalıyız. 

Modern bilim, kalpsiz. 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

MÂÛN NE DİYOR?!.

İMAN - AMEL İLİŞKİSİ

KİP