VESÎLE

Vesîle : Sebep. Araç. Vasıta.

Bu sözcüğü “ve’si ile” şeklinde okumak da mümkün. Ben, bu notta, Mûsâ ve genç arkadaşının Hızır’la buluşmalarına vesîle olan balıktan söz edeceğim.

Mûsâ : Yorulduk ve acıktık; getir şu kahvaltımızı (= ğadâmızı, gıdamızı) da karnımızı doyuralım; bu arada da biraz dinlenmiş oluruz, dedi, genç arkadaşına/yoldaşına. 

Kahvaltıları olan balık, daha önce dinlendikleri yerde unutulmuş ve “canlanarak”! denize (= asıl vatanına) kaçmıştı!. Arkadaşı Mûsâ’ya : onu bana şeytan unutturdu. = “ve mâ ensânîhu ille-ş şeytanu en ezkürahu...”, dedi. (18/63.)

Şeytanın unutturması, onların Hızır’la buluşmalarına (= aradıklarını bulmalarına) sebep (= vesîle) oldu!.

Demek ki şeytan da!, bizim iç yüzünü kavrayamadığımız “bazı şeylere” vesîle olabiliyormuş!.

Mûsâ, bunu anladı ve “işte aradığımız bu!” = “zélike mâ künnâ nebgı” dedi ve izleri üzerine geri giderek Hızır’ı buldular. (18/64.)

Bizlerin neyin, neye vesîle olduğunu bilmemiz çok zor. Başımıza gelen “kötü şeylerde” de bir hikmet olabilir. Bu, kötü şeyleri sevmemiz anlamına gelmiyor; aksine gücümüzü aşan, isteğimiz dışında başımıza gelen (oluşan) kötü şeyler karşısında, “temkinli ve sabırlı” olmamız (durmamız) gerektiği anlamına geliyor.

“Mevlâ görelim neyler, neylerse güzel eyler.”

“Ne durumda (= hâlde) olursanız olun, Kur'an’dan ne okursanız okuyun; hangi işle uğraşırsanız uğraşın; unutmayın ki Biz, yaptıklarınıza mutlaka tanığız/şâhidiz. Göklerde ve yerde zerre ağırlığınca hiçbir şey Rabbinizden gizli kalmaz. Ne bundan daha küçüğü ne de daha büyüğü yoktur ki, hepsi apaçık bir Kitâb’ta (yazılı) olmasın.”

وَمَا تَكُونُ ف۪ي شَأْنٍ وَمَا تَتْلُوا مِنْهُ مِنْ قُرْاٰنٍ وَلَا تَعْمَلُونَ مِنْ عَمَلٍ اِلَّا كُنَّا عَلَيْكُمْ شُهُوداً اِذْ تُف۪يضُونَ ف۪يهِۜ وَمَا يَعْزُبُ عَنْ رَبِّكَ مِنْ مِثْقَالِ ذَرَّةٍ فِي الْاَرْضِ وَلَا فِي السَّمَٓاءِ وَلَٓا اَصْغَرَ مِنْ ذٰلِكَ وَلَٓا اَكْبَرَ اِلَّا ف۪ي كِتَابٍ مُب۪ينٍ

(10/Yunus, 61.)

Aman Ya Rabbî!, emniyet = emn = iman, ne müthiş, ne hârika bir imkân!. Tüm panikleri (paniklemeleri) yerle bir ediyor ve Mü’minlere müthiiiş güven veriyor. 

Elhamdülillah.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

MÂÛN NE DİYOR?!.

İMAN - AMEL İLİŞKİSİ

KİP