KALİTELİ OKUMA = TERTİL

Kaliteli okuma varsa, kalitesiz okuma da vardır. Kalitesiz okunmaya, göz gezdirme diyebiliriz. Bu (= kalitesiz) okumada, okunan, gözden beyne, beyinden kalbe taşınmaz. Kaliteli okumada ise, göz, beyin ve kalp aktiftir. = Okunanı, göz görür, beyin (= akıl) düşünür, kalp hisseder, tartar, değerlendirir = kabul eder veya reddeder.

Kaliteli bir okuma için, çok sık okuma alıştırmaları yapılmalıdır. Okunan, gözden beyne, beyinden kalbe taşınmalı = göz (= duyu), beyin (= düşünce) ve kalp (= duygu) “aynı ânda” çalıştırılmalıdır. 

Kur’ân, çook okunan (Kitâb) demektir. Kur’ân okumada da göz (= duyu), beyin (= düşünce) ve kalp (= duygu) “aynı ânda” çalıştırılmalı ki, kaliteli bir okuma = tertil ve anlama yapılabilsin.

Çoğumuz Kur’an’ı gözüyle okuyor; bu okumalar beyne (= akla) dokunmuyor, kalbe zaten hiç inmiyor. Kur’an’ı, gözden akla; akıldan kalbe; kalpten fiile (= eyleme, amele, davranışa, yaşama) dönüştürmediğimiz sürece, “kaliteli bir okuma” yapamayız ve Onu anlayamayız; dolayısıyla da “sevap kalitemiz” düşük olur.

Kaliteli girdilerden kaliteli çıktılar üretilir. 

İyi okuma, iyi anlamaya; iyi anlama, iyi yazmaya (= çıktıya, sonuca) yol açar. Yazmanın kalitesini, okumanın kalitesi belirler. 

Kaliteli okumalar yapmalıyız. Hızlı okuma, yüzünden (= yüzeysel) okuma, vb. okumalar, kaliteli okumalar değildir. Kaliteli okuma yapmak için, okumaya “bir ibâdet gibi”! yoğunlaşmalı, iyi konsantre olmalıyız. (= kendimizi vermeliyiz). Bunun için, okurken “muhatabımızın kim” olduğunu bilmemiz, büyük önem arz ediyor.

Kur’ân okurken, muhatabımızın kim olduğunu biliyor olmalısınız; bilmeseniz, Eûzu-Besmele çekmezsiniz.

(Not : Bu açıklama (= izah), bana önceden sorulmuş bir soruya da cevap teşkil etsin.)

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

MÂÛN NE DİYOR?!.

İMAN - AMEL İLİŞKİSİ

KİP