SADECE SÖYLEME YETMEZ!.
Sınanma, söylemeyle bitmez!.
29/Ankebût 2. âyet buna delil. Âyet şöyle :
“İnsanlar, inandık demekle (= inandıklarını söylemekle) sınanmadan bırakılacaklarını mı sanıyorlar?!.”
اَحَسِبَ النَّاسُ اَنْ يُتْرَكُٓوا اَنْ يَقُولُٓوا اٰمَنَّا وَهُمْ لَا يُفْتَنُونَ
Söz, ispat gerektirir. Sözün ispatı, ameldir. Eğer, (sadece) sözle (= söyleme ve yazmayla) kurtulacağımızı sanıyorsak (= hesap ediyorsak = hasibû), yanılıyoruz.
İmanı, sadece söze indirgemek, büyük hatadır.
İmam Azam imanı, dil ile ikrar, kalp ile tasdik, âzâ (= organlar) ile amel şeklinde tarif etmiştir. Söz (= söyleme veya yazma), olsa olsa imanın 1/3’i (= üçte biri) olur; bu iş, sadece sözde kalırsa, imanın diğer 2/3’si (= üçte ikisi) eksik olur.
3. âyet, “sizden öncekileri de sınadık; onlardan kimi yalancı, kimi de sözüne sâdıktı.” der.
Demek ki, sözün doğruluğu ve yanlışlığı, amel ile (= yaşanan hayat) test edilir, sınanırmış!.
Adam : “lâ ilâhe illâ-l Allah = Allah’tan başka ilâh yok.” diyor; ama dünyevî çıkarı için Allah’ın emrine (= dinine) uymayan bir çok ilâhın sözüne itaat ediyor, âmennâ (= baş üstüne) diyor.
Din, samimiyettir. Samimiyet, öz ile sözün; söz ile amelin uyumudur.
Yorumlar
Yorum Gönder