NE YAPACAĞIZ?!.
Ne yapacağız?! sorusunda, ne yapmalıyız?! sorusu da gizli.
Madem, “büyük hakikatin çook küçük bir aralığında” iş yapıyor veya yaşıyoruz; öyleyse nasıl yaşayacağız?!. = ne yapacağız?!.
Büyük hakikati Bilen’e (= Bildiren’e) güveneceğiz = inanacağız. O, bize, bu büyük hakikatin “öncesini ve sonrasını” (= mebdeini ve meâdını = başlangıcını ve sonunu/sonucunu) Kitâb’ında bildiriyor. Bizim işimiz (= görevimiz), O’nun bildirdiği istikâmette yürümek (= sırat-ı müsteqîm), iş yapmak. Bu yolu yürümezsek, eninde sonunda acıdan (?!); yürürsek, sevinçten (?!) “çıldıracağız”!. Allah-u A’lem, bu “çıldırmanın”! dozu/dozajı (= yoğunluğu), herkese göre değişir, değişecek!.
Yorumlar
Yorum Gönder