DEĞER

Değerin felsefede ve etikte bir çok tarifi yapılmıştır; ben bu tariflere çok fazla itibar etmem; bence değer, beni değerli kılan şeydir. 

Hiç kuşku yok, en değerli olan, âlemlerin Rabbi Allah’tır, ama O’na “ulaşmak” o kadar kolay bir iş değildir; bu yüzden O’na bizi götürecek “alt değerler/in” (izlerini) takip etmek zorundayız. 

‘Lâ ilâhe illâ-l Allah’, en üst değer; ‘Muhammed-ur Rasûlüllah’, bizi O’na ulaştıran “alt değerdir.”!. Hz. Muhammed (a.s.) olmadan (= Onun izinden yürümeden) O’na (= En üst değer olan Allah’a) ulaşamayız. 

Bi çook insan, “başkalarının izinden” yürüyünce en üst değere ulaşacağını sanır; oysa onların hiçbiri “seçilmiş” (= mustafâ) değildir.

Haâ, Hz. Muhammed (a.s.)’ın izinden yürüdüğünü söyleyenler var; onların izini takip etmek de bi yol, ama bizzat Onun yürüdüğü yol varken, “başkalarının yolundan = izinden” yürümek, bizi aldatabilir, yanıltabilir. Hz. Muhammed (a.s.)’ın yürüdüğü yol, bıraktığı izler Kitâb’la (= Kur’ân ile) ve mütevatir sünnetle (= hadislerle) korunmuş, öbür izler ya silinmiş ya da flûlaşmış/belirsizleşmiştir.

Hz. Muhammed (a.s.), bizleri değerler hiyerarşisinin en üst basamağına çok hızlı bir şekilde çıkaran tek insandır.

Selâm Ona, Onun âline ve ashâbına olsun. 

Yorumlar